Nurullah Bora

Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Bir Eğitim Tekniği Olarak Drama

Öğeyi Oyla
(5 oy)
Yazan  Nurullah Bora | Kategori: Din Eğitimi

Eski Yunanda  “drama” doğrudan doğruya..

 

 

1. BİR EĞİTİM TEKNİĞİ OLARAK DRAMA

a. Drama Nedir?

Eski Yunanda  “drama” doğrudan doğruya “yaşamak” (Heathcote, 1984) anlamında kullanılırdı. Oxford sözlüğünde, drama sözcüğünün karşılığı olarak “bir sahne oyununda olduğu gibi geçen hayat olayları” tanımı yer almaktadır. Dramatik sözcüğünün Türkçede “acıklı” gibi bir anlam kazanmasına karşın; “Etkili, canlı, tiyatral, göz alıcı” gibi anlamlarda kullanılır.  Türkçe sözlüğünde ise drama, sahnede oynanmak için yazılmış oyun, acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu türü olarak tarif edilmiştir.  

                  Drama ile birlikte “dramatizasyon” sözcüğü de kullanılmaktadır. Dramatizasyon istenildiği anda yaşanılmayacak olayların, öğrencilerin kendileri tarafından yaşanarak temsil edilmesidir. 

           Dramatizasyon Ansiklopedik eğitim sözlüğünde şöyle açıklanmıştır.

2) Bir hikâyeye, bir masala veya dram türünden olmayan herhangi bir esere teknik bakımdan temsil edilebilecek bir biçim verme,
3) Çocukların hareket, konuşma ve taklit gibi unsurlardan yaralanarak, gerçek tabiat ve toplum sahnelerini fantastik bir ortam içinde canlandırmaları.
 Genel anlamıyla drama kavramının tiyatral faaliyet alanlarını içermesi, eğitimde kullanılan drama tekniği ile tiyatronun birbirinden ayrılması gerekir. Tiyatro dramdan bağımsız, özerk bir sanat olduğu gibi bütün diğer sanatsal etkinliği gösterir.   Eğitimde drama tiyatro etkinliği gibi anlaşılmamalıdır
 Lindvaag ve Moen’in(1980), genel tanımlarına göre, eğitim amaçlı drama; özel olarak düzenlenen yaşantıları somut bir şekilde hissetme yolu ile sosyal evrensel ve soyut kavramların, tarih, edebiyat gibi konuların canlandırılarak anlamlı hale getirildiği, öğrenildiği bir eğitim tekniğidir.
 Eğitimde drama, önceden belirlenmiş açık ve net eğitim amaçları olan, tüm çocukların kendi öğretmenleri ile birlikte, daha çok büyük motor hareketlerle yaptıkları, ifade etmeye, rol oynamaya, canlandırmaya ve tartışmaya dayalı grup teknikleridir.
 Daha işe vuruk şekilde tanımlanırsa eğitici drama; bir eylemin, bir olayın, duygunun, çeşitli rollerin, bir kavramın, konunun ya da öykünün hatta şiirin canlı ya da cansız varlıkların, sözel ya da sözsüz kendiliğinden davranışlarla taklit yolu ile temsili olarak ifade edilmesi, canlandırılmasıdır.

b. Drama ile ilgili kavramlar:

                 Eğitimde bir yöntem olarak kullanılan drama yöntemi için genel olara “Drama” terimi kullanılmaktadır. Ancak drama tek başına açıklayıcı bir terim değildir.  Bununla birlikte “psikodrama”, “eğitsel drama”, “yaratıcı drama” gibi terimlerde kullanılmaktadır. Bu terimler arasında benzerlik bulunmasına karşın, önemli farklılıklarda vardır. Bu farklılıkların ortaya konulması sözü edilen terimlerin doğru anlaşılması ve tanımladıkları etkinliklerin doğru uygulanması bakımından önemlidir. Bu ayrım gerektiği gibi yapılmadığı takdirde ortaya bir zihin karışıklığı çıkması muhtemeldir. Drama ile ilgili başka kavramlarda bulunmakla birlikte biz araştırmamız içinde birbirleri yerine kullanılma ihtimalleri olan kavramların sınırlarını belirlemeye çalışacağız. 

1) Yaratıcı drama

 Yaratıcı drama; yaratıcılığı geliştirmek için çocuklarla yapılan drama etkinliklerini kapsar ve eğitici drama denilen eğitim tekniğinin bir alt dalı olarak kabul edilir.
 Yaratıcı drama; bir sözcüğü, bir kavramı, bir davranışı bir tümceyi, bir fikri, bir yaşantıyı ya da bir olayı tiyatro tekniklerinden yararlanarak, oyun veya oyunlar geliştirerek canlandırmak olarak tanımlanabilir. Yaratıcı drama; olay, olgu, yaşantı ve bilgileri yeniden yapılandırmaya yönelik etkinlikleri içerir.
 Dramatik oyun sırasında çocuklar anne, baba, doktor, şoför, pilot gibi yetişkin rolleri alırlar veya çevrelerinde gözledikleri olayları zengin hayal gücüyle yeniden canlandırırlar. Çocuğun yaratıcı düşünme yeteneğini kullanarak kendi potansiyelini gerçekleştirmesi, sorun çözebilmesi ve bunların sonucunda kendine güven duyması sağlanır.

2) Psikodrama: 

 Psikodrama, kişilik, kişiler arası ilişki, çatışma ve duygu sorunlarının özel dramatik yöntemlerle keşfedildiği bir psikoterapi yöntemidir. “Psychodrama” sözcüğündeki  “Psycho” terimi akıl, bireyin entelektüel ve içsel etkinliklerini içeren ruhsal yaşam olarak tanımlanır; drama ise hareket ya da yapılan şey anlamına gelir. Moreno psikodramayı; “ İnsan ruhunu dramatik eylemle keşfetme bilimi” olarak tanımlamaktadır.

Psikodramada beş öğe vardır:
             
             1.  Oyuncu( Protagonist)
             2. Yönetici( Psikodramatist)
             3.Yardımcı Oyuncu(lar)
             4.Sahne
             5. Grup 
 
                 Psikodramada amaç, katılan bireylerin katarsis elde etme ve içgüdü kazanmaları yolu ile psikolojik gelişmelerin sağlanması ve böylece tedavi edilmeleridir.


3) Eğitici (Eğitsel) Drama:

 Eğitici Drama, çocuğun psikolojik yapı ve psikolojik yaşantılar konusunda bilinçlenmesini amaçlar. Eğitici drama ile yaratıcı drama arasındaki en önemli fark, eğitici dramanın amacının oyun yaratma olmaması ve konuya çocukların eğitim amaçlı olarak katılmalarıdır.
 Eğitici drama pedagojik drama olarak da adlandırılır ve genel olarak çocuğun hemen her konudaki eğitimi için kullanılan bir eğitim tekniğidir.

4) Drama oyunu:

 Drama oyunu, eğitici drama etkinliklerinin oyuna benzer niteliklerinden dolayı kullanılan bir terimdir. “Bir olay, öykü, konu, kavram, nesne ya da rolün taklit edilerek canlandırıldığı oyun olarak da tanımlanabilir. Drama birçok eğitim etkinliğinde bir araç olarak, bir teknik olarak kullanılabildiği gibi yalnızca kendi başına özel bir konu olarak da uygulanmakta ve öğrenilmektedir.

 2. EĞİTİMDE DRAMA

 Bir öğretim tekniği olarak drama konusuna bir önceki tanım bahsinde değinmiştik. Bu kısımda eğitimde dramanın yöntem ve teknikleri gibi konularla daha geniş ele alacağız.
 
Drama kelimesinin köküne inersek ‘yapmak, uğraşmak’ anlamına geldiğini görüyoruz. Bu günse drama daha çok oyun, tiyatro sanatı anlamında kullanılmaktadır. Eğitimde dramada oyunda kullanılmaktadır. Eğitimde drama da oyun biçiminde eğitim anlamına gelir. Başka bir ifadeyle eğitimin oyunlaştırılmasıdır.  
 
Eğitim literatürü, eğitimde drama kavramı yerine bir öğretim tekniği olarak rol içinde öğrenme ya da dramatizasyon gibi kavramları tercih etmiştir. Dramatizasyon da genellikle sınıf içi bir eğitim tekniği olarak ele alınır. Eğitimde drama, eğitim amaçlarıyla sınırlandırılabilir. Söz konusu olan etkinliğin kapsamı eğitimci tarafından belirlenir. Çünkü bu etkinlik eğitimde dramadır, drama eğitimi değildir. Eğitimde drama bir adım sonra ne ile karşılaşacağını bilmeden yaşama ait rolleri yeri gelince oynamak ve bu yolla yaşamı tanımak demektir. Daha uygun bir ayırım, eğitsel olan ve olmayan drama şeklinde yapılabilir. Bu iki tip oyun arasındaki farklar, etkinlikler ve çocuğun eğlenmesine değil, etkinliklerin hazırlanmasından ve uygulanmasından sorumlu olan kişilerin amaçlarına bağlıdır.   Dramada önemli olan “çevreyle ilgili doğrudan yaşantılar geçirmektir”. Çağdaş eğitimcilerden Hohman ve Weikart çocuğun doğrudan doğruya kendi yaşadığı ya da anlattıklarının değil, kendi yaşantılarının anlamlı bilgi sayılabileceğini belirtmişlerdir. Anlamlı olan bilgi ise davranışa yansır ve daha kalıcıdır. 
 
Eğitimde drama belli bir amaca dönük olarak yapılır. Bu amacın bir lider tarafından belirlenmesi ve o amaca doğru dramayı yönlendirmesi gereklidir. Eğitimde drama ile tiyatral etkinlik kapsamında anlaşılan dramayı birbirine karıştırmamak gerekir. Çünkü yapılacak olan eğitimde dramadır, drama eğitimi değil. Eğitimde kullanılan drama tekniğinde önemli olan mükemmeli oynamak değil, süreci yaşamaktır. Her şeyden önce eğitici drama seyirciler için oynanmaz, gruptaki her çocuk drama etkinliğine aktif olarak katılır ve kendi doğrudan yaşantısı ile öğrenir.
 
Eğitimde dramayla ulaşmak istediğimiz bir amacımız vardır. Drama bizim için bu amaca ulaşmak üzere bir araçtır sadece.
                                  
Eğitimde drama insanın:
 Öz güven duygusunun gelişmesini,
 Bilişsel, dil, motor ve sosyal açıdan gelişmesini,
 Kendini başkasının yerine koyarak çok yönlü düşünebilmesini,
 İşbirliği, dayanışma ve paylaşma duygusunun gelişmesini,
 Kendini ifade edebilmesini,
 Öğrendiği şeylerin kalıcılığını,
 Değişik yaşantıları tanımasını,
 Eğitim ve öğretimde aktif rol almasını,
 Rahatlamasını ( oyun ve değişiklik ihtiyacını gidermesi),
 Kendini ve vücudunu tanımasını, nerede ve nasıl kullanılabileceğini,
 Yaratıcı olmasını,
 Yaşamı çok yönlü algılamasını
 Araştırma istek ve duygusunun gelişmesini,
 Farklı görüş açılarına sahip olmasını, eleştirmeyi, tartışmayı öğrenmesini sağlar.

a. Eğitimde Drama’nın Önemi:

                    Drama,  yeni kullanılmaya ve tanınmaya başlanan bir eğitim tekniği olduğundan drama tekniğinin eğitimde özellikle sınıf ortamında kullanılmasına yönelik bazı kuşkular hatta itirazlar olabilir. Fakat dramanın öneminin tam anlaşılması ve tanınmasıyla teoride kabul edilen bu tekniğin uygulamada da daha çok kullanılabileceği kanaatindeyiz. Eğitimde dramanın önemini ve işlevini ortaya koyması açısından Doç. Dr. Alev Önder’in “Yaşayarak Öğrenme İçin Eğitici Drama” adlı çalışmasında yer verdiği örneği aktarmak istiyoruz.

                    “ Veivet Grunnskuole’de ( Veivet İlköğretim Okulu) öğrencileri UNESCO haftasını kutlamak üzere, konferans salonunda toplanırlar. Salondaki kürsünün arkasındaki duvarda, UNESCO’nun; Dünya ülkeleri arasında barış, eşitlik, ortak yaşam kalitesinin yükseltilmesi ile ilgili amaçlarını belirten pankartlar asılıdır. Bir öğretmen öğrencilere; UNESCO haftasını kutlamaya, pasta yenilerek başlanacağını söyler. Üç-dört dakikalık bekleyişten sonra pasta gelir ve öğrencilere dağıtılmaya başlanır. Pasta dağıtımı bittikten sonra öğrencilerin yarısına pasta yetmediği görülür. Öğretmenlerden biri pasta kalmadığını açıklar. Pasta almayan çocuklar büyük bir düş kırıklığıyla, elleri ile tabaklara vurmaya başlarlar. Salon karışmıştır. Herkes bir organizasyon bozukluğu olduğu düşüncesindeyken okul müdürü çok önemli bir açıklama yapacağını söyler. Müdür şöyle der: “Çocuklar, gördüğünüz gibi bir kısmınız pasta alabildi; ancak bir kısmınıza pasta kalmadı. Çünkü pastayı dağıtırken sizin sayınız kadar eşit parçaya bölmeye özen göstermedik. Eğer eşit paylaştırılsaydı, herkes pasta yiyebilecekti. İşte Dünya ülkeleri arasındaki durumda böyle Dünyadaki kaynaklar kısıtlı, kaynaklarda eşit paylaşılmıyor. UNESCO’nun gerçekleştirmeye çalıştığı dünya barışı için en büyük sorun budur. Müdür konuşmasını sürdürdü: Hiç merak etmeyin şimdi pastanın devamı gelecek; ancak bu kez eşit paylaştırılacak ve herkes yiyebilecek” O anda salonun kapıları açılr, pastalar görünür. Pastalar yenildikten sonra kendilerine başta pasta verilmeyen öğrencilerden bazılarına söz verilir ve kendilerine pasta kalmadığını duyduklarındaki duyguları öğrenilir. Öğrenciler UNESCO’nun hedeflediği barış, kardeşlik, paylaşım projesini uzun, sıkıcı konuşmalar yerine, tüm bedenlerinde hissettikleri bir yaşantı geçirmişlerdi. Hem de hayatları boyunca unutamayacakları bir yaşantı... Bu etkinliği organize eden okuldaki drama hocasıdır. Çocuklara paylaşımın adaletsizliği konusunda bu etkinliğin verdiği dersi hangi konuşma verebilirdi ki. Dramanın çok zaman aldığı bu yüzden de pek kullanışlı olmadığı düşüncesi ileri sürülür. Hâlbuki bazen yukarıdaki örnekte de görüldüğü üzere drama yöntemi ile çok etkili mesajlar verilebilme imkânı vardır.

                    Öğrenmede görme: %83, koklama %3,5, işitme%11, dokunma%15, tat alma%1 olarak saptanmıştır. Öğrenmeye duyu organlarının yanı sıra el kol gibi beden organlarını çalışması da eklendiğinde yaparak yaşayarak öğrenme ortaya çıkar.   Eğitimde drama öğrenciye bilgi verirken öğrenciyi de öğrenme işine dâhil etmek, aktif hale getirmek; kalıcı ve verimli bir ders yapabilmek için kullanılması gerekir. 

                    Dramada bireyler, kendi geçmiş yaşantılarında kazandıkları kavramların anlamlarıyla, anladıkları düzeyde etkin olarak karşı karşıya gelir. Bu yüzden her drama etkinliği bireylere yeni yaşantılar ve yeni görüşler sağlanır. Bu çeşit bir etkinliğin sonucunda bireyin kendini gerçekleştirmesi sağlanabilir.

                     Çok çeşitlilik gösteren eğitimde drama etkinlikleri sayesinde çocuklar, kendi potansiyellerinin hiç farkına varmadıkları yönlerini hem fark ederler hem de kendilerini daha da gerçekleştirecek etkinliklere ( öğrenme sağlayıcı etkinliklere) motive olurlar. Eğitici drama etkinliklerine Glasser’in temel insan ihtiyaçları görüşünden bakıldığında, yaşamı sürdürme becerilerinin pek çoğunun “öyleymiş gibi yaparak” canlandırıldığı drama etkinliklerinde kazanılabileceği görülecektir. Gene temel insan ihtiyaçlarından olan sevgi, drama çalışmalarında yaptıkları ve yapmadıkları ile koşulsuz kabul edilen çocuk tarafından kendini iyi hissetme biçiminde yaşanabilir.

 

b. Eğitimde Drama Uygulamaları:
                                                                                                                             
 Drama etkinliği bir organizasyon ile yapılır. Drama uygulamalarında belirli yöntem ve teknikler vardır. Bu kısmında bu yöntem ve teknikleri ele alacağız.

i. Eğitimde Drama sürecindeki öğeler:

  Drama süreci birbirini tamamlayan çeşitli öğelerden oluşan ve bu öğelerin aralarındaki
   İlişkileri belirleyen bir bütündür. Drama sürecindeki öğeler şu şekilde sıralanabilir.

1) Çalışma mekânı ( çevre, araç ve gereçler)
2) Oyun grubu (katılımcılar).
3) Çalışmanın kendisi ( uygulama).
4) Drama lideri( öğretmen).                                            
5) Çalışma Mekânı ( Çevre, araç ve gereçler)


      Drama etkinliklerini uygulamak için öncelikle uygun bir çevre olmalıdır. Çevre ya da alan çok büyük olmak zorunda değildir. Ancak yeterli bir alan sağlanması önemlidir. Drama yapılacak alanın gürültüsüz, güvenilir, sıcaklığı ve aydınlatma koşulları uygun rahat bir ortam olmalıdır.  Başlangıçta çocukların sıraları drama oynamaları için yeterlidir. Aynı zamanda sıraların önemli psikolojik avantajları vardır. İlk olarak sıralar çalışma alanlarını böler. Çocukları birbirinden ayırır ve dolayısıyla gürültüyü en aza indirger. Ayrıca sıralar utangaç çocuklar için tıpkı bir ev gibidir, kendilerini rahat hissederler.

6) Oyun Grubu ( Katılımcılar):
                
Drama grup ile yapılan bir çalışma olup, drama grubu bireylerden oluşur. Bireylerin her biri farklı deneyim ve özelliklere sahiptir. Bu yüzden drama programında dikkate alınması gereken noktalardan biri de katılımcılardır. Gruptaki katılımcıların yaşları, gelişim seviyeleri, cinsiyetleri, ilgi ve ihtiyaçları dramanın nasıl yönlendirileceğini ve çalışmanın zamanını etkiler.  Araştırmacılar, çocukların okulöncesi dönemden başlayarak drama etkinliklerine katılmaya hazır olduklarını ortaya koyan çalışmalar yayımlamışlardır. Fein’e göre, çocuklarla drama türü etkinliklere 3.5 yaş civarında başlanabilir. Çünkü çocuklar, bu yaştan itibaren birbirleriyle işbirliği kurmaya, rol oynama yolu ile duygularını bilinçli olarak ifade etmeye, arkadaş edinmek için uygun davranışlar göstermeye başlarlar.  Hangi etkinliğin, hangi yaşta uygun olduğunun kesin olarak belirlenmesinin güç olması, bu konuda ölçüt olarak çocukların gelişmesi düzeylerinin dikkate alınmasını gerektirir.

İlk kez drama yapılan grupta, çalışmalara basitten başlanmalı ve karmaşık çalışmalara doğru gidilmelidir. Sağlıklı sonuçlar alabilmek için grubun sayısı önceden belirlenmelidir. Yaş ve gelişim düzeyiyle birlikte grubun özellikleri dikkate alınarak gruptaki çocuk sayısına karar verilmelidir. Sayı bu niteliklere göre değişmekle birlikte, 10-12 kişilik grupların ideal olduğu unutulmamalıdır.

7) Çalışmanın Kendisi ( Uygulama)

Her drama etkinliğinin belirli bir yapısı ve düzeyi vardır. Doğaçlama türü de dâhil olmak üzere dramada belirlenen etkinliğin bir başlama noktası, geçtiği bir yer ve oynanacak roller bulunur. Başlangıç için bu yolları gösteren bir plan yapılması gerekir. 

8) Drama lideri ( Öğretmen):

 Öğretmen, yönetici, yönlendirici ya da en çok kullanılan haliyle drama lideri drama çalışmalarında katılımcılara “rehberlik” eden kişidir. Drama lideri drama sürecinin temellerinden ve önemli öğelerinden biridir. Çünkü bir grup çalışması içerisinde, bireylerin bir yaşantıyı ya da bir olayı kendi deneyimlerini de işin içine katarak eylem ve edim durumlarında oynayarak canlandırması ve anlamlandırma liderin hedefleri ve yöntemleri ile ortaya çıkar ve belirlenir. Drama sürecinde ilk ivmeyi, veren, suna, değerlendiren ve yeniden uygulayan liderdir.
Drama etkinliklerinden beklenen yönde yarar sağlanabilmesi, önemli oranda öğretmenin yaklaşımına, davranışlarına bağlıdır. Öğretmen yönetici, yönlendirici ya da en çok kullanılan haliyle drama lideri, drama çalışmalarında katılımcılara rehberlik eden kişidir. Drama lideri drama sürecinin temellerinden ve önemli öğelerinden biridir. 


ii. Drama türleri:

              1. Formal Drama
              2. İnformal ( Doğal) Drama

 Genel olarak drama türlerini ikiye ayırmak mümkündür. Bunlar, formal ve informal dramadır. Formal dramada sahne kostüm ve seyirci vardır. Oyunun iyi oynanması için zaman zaman diyalogların ezberlenmesi gerekir. 

Doğal dramada ise gruptaki her çocuk drama etkinliğine aktif olarak katılır ve kendi doğrudan yaşantısı ile öğrenir. Oyunun mükemmel oynanması için diyalogların ezberlenmesi gerekmez. İnformal drama daha çok doğaçlama türündendir. Yeri geldiğinde kullanılan, canlandırılması gereken yerler geldiğinde hemen canlandırıvermedir.

    2.1.2.1. Formal ( Planlı) Drama:

    Yöntem, hedefe ulaşmak için izlenen en kısa yol olarak tanımlanmaktadır. Öğrenme ve öğretme süreçlerini takip ederken etkili ve verimli olabilmek yöntemin seçimiyle alakalıdır. Dramatizasyon yöntemi de pek ala çeşitli şekillerde olabilir.

Yöntemin tanımı kısaca yukarıda verdik. Teknik terimi ise Eski Yunanca’da  “ sanat” anlamına gelir. Günlük kullanımda herhangi bir işin ustaca yapılmasına ya da sanatta mekanik beceriyi kullanmaya teknik denir. 

Yöntem ve teknik ilişkisine gelince;  Öğretim yöntemi ve öğretim tekniği arasında kesin bir sınır çizilemez. Bu iki kavram arasında iç içe bir ilişki bulunmaktadır. Öğretim yöntemi belirli görüş, ilke ve kurallara göre geliştirilmiş olan öğretim yapma yoludur. Teknik ise, öğretim yöntemini öğretmenin uygulamaya koyma biçimidir. Yöntem ve teknik arasında yukarıda da belirttiğimiz üzere özellikle konumuz itibariyle kesin bir ayrım yapılamayacağından, çalışmamızda “ teknik” terimi kullanılacaktır.


iii. Eğitici Dramada Özel Teknikler
 
 Teknikler:
1. ROL OYNAMA
2. PANDOMİM
3. KENARDAN YÖNLENDİRME
4. KATILIMCI LİDERLİK
5. DOĞAÇLAMA
6. PARALEL ÇALIŞMA
7. ZİHİNDE CANLANDIRMA
8. MÜZİKLE DRAMA
9. ROL DEĞİŞTİRME
10. ÖYKÜ/ OLAY CANLANDIRMA
11. RESİM YAPMA
12. KUKLA DRAMASI
13. DUYGUSAL ALGILAMA
14. DANS DRAMASI

1) Rol oynama:               
Rol oynama, kişinin kendisinin olmayan bir rolü davranışlarla oynamasıdır. Özellikle konuşmayı gerektiren rolü oynama sırasında çocuk, ses yüksekliği, diksiyon, telaffuz gibi konuşulan dilin unsurlarını ve konuşma sırasını bekleme, dinleme, başkasının sözünü kesmeme gibi iletişim unsurlarını doğrudan doğruya çalışmış olur. Rol oynamanın bir diğer yararı, o roldeki kişi ile empati kurabilmek için gerekli olan, kendini diğer kişinin yerine koyabilme becerisinin kazanılması olabilir.   Rol oynama, bir hikâyeyi, bir yaşam durumunu, bir şiir veya birbirine bağlı olaylar dizisini bir grup çocuğun konuya bağlı kalmadan kendi hayal güçlerine göre canlandırmasıdır. Rol oynamada konuşmalar ezberlenmez, eylemler belirli kalıplara dökülmez. Bu yöntem sayesinde, örneğin, anne rolünü oynayan çocuk, annesinin davranışlarını anlayabilir. Şoför rolünü oynarken bir şoförün davranışlarını anlayabilir. Konunun canlandırılmasında oynayanların tüm vücut hareketleriyle aktif hale getirilmesi gerekir. Bu aynı zamanda hareketi de beraberinde getirir. 
          
 Rol yapma için önerilen sınıf içi etkinlikleri:
1. Ortam yaratmak
2. Sahneyi hazırlamak
3. Öğrenci seçimi
4. Rollerin oynanması
5. Olayın tartışılması       


2) Pandomim:

Pandomim fikirlerin sözcük olmadan ifade edilmesidir. Oyuncunun sözcükler olmadan hareketlerle bir şeyi anlatması ya da oynaması şeklinde tanımlanabilir. Bazı sosyal davranışların (yemek yeme, dersi dinleme, tuvaleti kullanma) verilmesinde kullanılan bir tekniktir. 

 Pandomimin uygulanması kolaydır ve tüm sınıfı etkin bırakacak bir özelliği vardır. Pandomimin uygulamasında gerekli olan sadece bilgidir. Bu bakımda, dramatize edilecek konunun öğrenciler tarafından iyice anlaşılması gerekir.

3) Kenardan Yönetme:
Eğitici drama çalışma sırasında, öğretmen, etkinliği bazen tıpkı bir spor takımı çalıştırıcısı gibi dışarıdan yönlendirir ve açıklamalar yapar. Belirli oranda bilgi vererek süreci başlatır. Yönlendirme sırasında sözel açıklamalar, yönergeler verdiği gibi, çok sık olmamak üzere, kendisi model olarak, davranışların örneğini de gösterebilir. Örneğin rahatlama çalışmaları sırasında, gözleri kapalı olarak yerde uzanmış olan çocuklara yönerge verirken, öğretmen kenardan yönlendirme yapmaktadır. 

4) Katılımcı Liderlik
Öğretmenin, drama etkinliği sırasında, grubun içinde, grubun bir parçası olarak etkinliğe doğrudan katılmasıdır. Bu tür yönlendirmenin en büyük yararı, çocukların öğretmenlerinin de katıldığını görerek daha çok motive olmalarıdır. Katılımcı lider rolünde öğretmen, çocukların arasında onlardan biri gibi davranır.  Katılımcı liderlikte önemli olan oyunun kurallarına uyarak çocuklardan biri gibi davranmaktır. Bu sırada etkinliği yönlendirmekten sakınmalıdır.

5) Doğaçlama:
 Hazırlıksız, içten geldiği gibi konuşma anlamına gelen doğaçlama, en önemli çalışma tekniklerinden birisidir. Doğaçlama, bireysel ve grup dinamizminin en çok ön plana çıktığı çalışmalardır.  Doğaçlama tekniğinde konuşmalar ezberlenmez, eylemler belli bir kalıba dökülmez ve gruplar değiştikçe eylemlerde konuşmalarda değişir. Bu tür dramatizasyon, çocukların hayal güçlerini zenginleştirir ve serbest konuşma yeteneklerini artırır.

6) Paralel Çalışma:
Tüm çocuklar aynı anda ikişerli, üçerli, dörderli gruplar halinde ortak bir etkinliği yaparlar. Ortak etkinliği yapan gruplardan her biri, etkinliği yaparlar. Ortak etkinliği yapan gruplardan her biri, etkinliği kendi tarzında yapabilir. Paralel grupların tıpatıp aynı davranışlarla oynamaları gerekmez. Bu sırada hiçbir izleyici yoktur. Tüm çocuklar gruplar halinde aynı mekânda çalışırlar.

7) Zihinde Canlandırma:
Bazı etkinliklerde, katılan çocuklardan gözlerini kapatarak, öğretmenin verdiği yönergeler doğrultusunda belirli görüntüleri zihinlerinde canlandırmaları istenir. Rahatlama çalışmaları sırasında başvurulan bu teknikle, çocukların konsantre olmaları sağlanır.

8) Müzikle Drama:
  Isınma çalışmalarında kullanılan bir tekniktir. Örneğin 4–7 yaş grubunda basit bir müzik ya da tempo ortak bir duyuma yöneltirken, 12–15 yaş arasındaki çocukların ortak duyuma ulaşması için karmaşık bir müzik ve eşliğinde beden hareketleri uygulanabilir. Çünkü soyut düşünme yeteneği, yaşa paralel olarak gelişir.

9) Rol Değiştirme:
Eğitici drama etkinliği sırasında, farklı rolleri oynayan çocukların, rollerini değiştirmeleri; farklı rolleri denemelerini, yaşamalarını sağlayarak, onların öğrenme ve anlama becerilerini zenginleştirebilir.  Öğrencileri farklı rollerde oynatarak farklı yaşantılar kazandırarak etkinlik tekrar edilebilir.

10) Öykü- Olay canlandırma:
Öyküleri dramatize etmek, ifade edici dili geliştirmenin en iyi yollarından biridir. Çocuklar bir kitabı tanıyıncaya kadar aynı kitap birkaç defa okunursa, daha ilerideki okumada, çocukların boşlukları uygun şekilde doldurmaları istenebilir. Çocuklar o zaman rollerin provasını yapabilir, öyküyü sergiler ve kitapta görebildikleri ipuçlarını izleyerek becerebildikleri kadar konuşabilir, sonunda, ipuçları olmaksızın öyküyü anlatır ve dramatize edebilirler.  Bu teknikte Öğretmen öykünün/ olayın geçtiği sahneyi( yeri) sözel olarak tanımlarken, çocuklara öyküde canlandıracakları hareketleri ve çıkaracakları sesleri hatırlatır. Öğretmenin hatırlatmasıyla öğrenciler, öykünün o bölümünü oynarlar. Canlandırma sırasında öğretmenin, önceden rol verdiği karakterler, kendilerine sıra geldiğinde ortaya çıkıp rollerini oynarlar. Onların nerede harekete geçeceklerini öğretmen ya açıkça sözel olarak söyleyerek ya da önceden kararlaştırılan bir işaret ile belirtebilir.

11) Resim Yapma:
Bu teknikte öğrenciler drama çalışmasının sonucunda yaşadıkları yaşantılarla ilgili olarak resim yapabilirler. Böylece edindikleri bilgi ve becerileri başka bir alana transfer etmiş olurlar. Yapılan drama etkinliğinin ardından, çocukların etkinlikte yaşadıkları yaşantılar ile ilgili olarak resim yapmaları hem öğrendiklerini kavramlaştırmaları hem de yaşadıklarını farklı bir biçimde ifade etmeleri bakımından anlamlıdır. Bu nedenle birçok etkinlik, bireysel ya da grup olarak yapılan bir resim çalışmasıyla sona erdirilebilir. Bu nedenle birçok etkinlik, bireysel ya da grup olarak yapılan bir resim çalışmasıyla sona erdirilebilir.  

12) Kukla Draması:
Dramatizasyonda kuklalardan da yararlanılabilir. Bu yolla çeşitli konular dramatize edilebilir. Sınıfın bir köşesine yerleştirilecek bir masa ve üzerine konacak basit bir perde bu iş için gerekli ilk aşamadır. Bazı hayvan figürleri, kartondan ya da kâğıttan yapılacak bebeklerle oynanacak oyun canlandırılır. Öğrencilerin seslerini hayvanların durumlarına göre ayarlamaları gerekir. Bunun eğitsel değeri büyüktür. Bu tür dramatizasyonda özellikle sesin işitilecek kadar yüksek tonda kullanılması, sesin eğitimi açısından önemlidir.  Kukla tekniği ile utangaç çocuklara perde gerisinden kendisini ifade etme fırsatı verilmiş olur. 
 

Kuklalar şu amaçlarla kullanılabilir:

1. Bir öyküye canlılık katmak için,
2. Çocukları uyarmak için,
3. Çocukların yaşıtlarıyla oynadıkları temsili oyunlarda, dramatizasyonlarda, dinledikleri öyküleri canlandırmak için
4. Çocukların sosyal, duygusal sorunlarına eğilmek, bireysel veya grup sorunlarını yansıtmak için.
5. Bazı kavramları çocuğa aktarabilmek için


13) Duyusal Algılama:
Özellikle duyu geliştirme ve duyular yolu ile öğrenme çalışmalarında, dokunarak,  bakarak, işiterek ve tadarak algılama tekniği kullanılır.  Bilinen bir nesneyi, öğrencinin gözleri kapalı haldeyken dokundurarak doğru cevabı buldurmak bir duygusal algılama çalışmasıdır.  

14) Dans Draması:
Drama ve benzeri etkinliklerde, katılanların, çocuk ya da yetişkin, kendilerini, duygu ve düşüncelerini büyük beden hareketleri ile ( zıplama, yuvarlanma) ifade edebilmeleri rahatlatıcıdır. Dramada dans, zihinde canlandırılan herşeyi ve duyguların ifadesini, duygusal katılımı içermelidir.   


iv. Drama Tekniğinin Uygulanışı:
Formal dramalar her ne kadar yazılı metinlerin canlandırılmasına dönük olarak uygulansa da yazılı metinlere bağlı kalmak şart değildir. Drama yazılı metne bağlı kalınmadan da uygulanabilir. Formal dramanın uygulanması belli aşamalardan oluşmaktadır

1) Hazırlık
Etkinlik esnasında ne yapacağını veya nelerin olacağını bilmemek, gelecekteki davranışları belirsizleştirir. Bu bakımdan dersin başında öğrencilere yapılacak etkinlik hakkında kısa bilgi verilmelidir.  Bu aşamada öğrencilere oynayacakları oyunların amaçları, oyuncular ve izleyicilerden ne beklendiği, oyunun nerede geçtiği ve karakterler detaylı olarak açıklanır. Oynanacak rolün özellikleri, nasıl olması gerektiği öğrencilerle tartışılarak beraber oluşturulabilir. Öğrencilerin bireysel yorum yaparak katılımları sağlanır.
 Bu aşamada ortam drama etkinliği için hazırlanır. Sahne eşyaları, masalar, sandalyeler ve benzerleri gerçek ortamı ortaya çıkaracak biçimde düzenlenmelidir.

2) Oyuncuların Seçilmesi
 Bu aşamada dramatizasyonda rol alacak öğrenciler seçilir. İlk önce öğrenciler oynanacak rollerin genel özellikleri hakkında kısaca bilgilendirilir. Diğer bir deyişle, bu aşamada durum ve roller tasvir edilir ve roller için gönüllüler istenir. Oyuncular seçildikten sonra rol alan öğrencilere oynayacakları rolü okumaları veya düşünmeleri için birkaç dakika izin verilir. Ancak bu süre çok uzun tutulmamalıdır.
Oyuncuların seçimi itina gerektirir. Doğru oyuncuların seçilmesi gerekmektedir. Roller oyunculara nitelikleri derecesinde dağıtılır. Bu dağıtmada genel görünüm, oyunun yükünü yüklenebilme gücü, iyi konuşma yeteneği öne alınmalıdır. Rollerin cinsiyete uymasına dikkat etmelidir.
Drama çalışmalarına katılmak istemeyen öğrenciler zorla kaldırılmamalıdır. Bu tür öğrencilerin zorla dramaya katılmaları fayda yerine zarar getirir.

3)  Oyunu Oynanması
Bu aşamada etkinlik için seçilen öğrenciler üstlendikleri rolü oynarlar. Oynama sürecinde öğretmenin, oyuna gerekmedikçe müdahalede bulunmaması gerekir. Oyuna katılanlar oyunu rahatça oynama özgürlüğüne sahip olmalıdırlar.
Öğrencilerin, dramatik etkinliklerde bireysel deneyimlerini, gözlemlerini ve hayal güçlerini bir arada kullanabilmeleri oynama aşamasında gerçekleştirilmiş olur.     
                                                                                
4) Değerlendirme
Bu tekniğin en önemli aşaması sonuç ve değerlendirmedir. Rol oynama ile öğrencilere istendik davranışları kazandırmak için onları sorularla yönlendirerek oyundan bir sonuç çıkarmaları sağlanmalıdır. Bazı durumlarda kritik noktalarda oyun durdurularak da tartışma açılabilir. Tartışma sırasında öğrencilere oyundaki olaylar, karakterlerin tutum ve davranışları hakkında sorular sorularak öğrenciler konuşturulabilir. İhtiyaç duyulursa tartışmalar ışığında oyun tekrar yorumlanabilir.

Değerlendirmede drama çalışmalarının her birinin ya da bir kaçının ardından tartışma açılması, “ ne yaşadınız?”, “ neler hissettiniz?”, nerede güçlük çektiniz?” gibi soruların sorulması ve katılımcıların yanıtlaması drama çalışmalarının önemli aşamalarındandır. Bu çalışmanın ardından başkalarının davranış biçimleri, duyguları, düşünceleri, deneyimleri ile ilgili bilgi sahibi olmak bireyin kendi yaşamına bilinçli bir şekilde göz atması açısından önemlidir. Çalışmanın bu aşamasında diğer bir amaç da katılımcıları içinde bulundukları ortamdan kurtararak gerçeğe döndürmektir. Böylece birey yaşadığı süreci daha iyi gözlem ve analiz etme imkânı bulabilecektir. 

3. DİN ÖĞRETİMİNDE DRAMA                         
Bu bölümde drama tekniğinin din öğretiminde kullanılabilme imkânından bahsedeceğiz. Öncelikle din öğretiminde kullanılan teknikler ele alınacaktır. Daha sonra drama tekniği din öğretimi açısından din öğretiminin hedefleri açısından karşılaştırmalı olarak incelenecek ve drama tekniğinin din öğretimi açısından kullanışlı olup olmadığı, kullanılabilme imkânı örneklerle ele alınmaya çalışılacaktır. Konuya geniş bir boyut kazandırması amacıyla şimdi din öğretiminde kullanılan tekniklere kısaca değineceğiz.

a) Din Öğretiminde Kullanılan Teknikler
Din Öğretiminde kullanılan teknikleri saymadan önce, teknik ve yöntem ayrımının yapılması konunun anlaşılması açısından önemlidir.
Yöntem kavramı kısaca, öğretim yaşantılarının hazırlanması, desteklenmesi, uygulanması ve değerlendirmesi aşamalarında sistematize edilmiş, düzenli yaklaşımlar olarak açıklanabilir. Teknik terimi ise, belli bir öğretim yöntemi kapsamında öğrenmenin gerçekleşmesi için kullanılan yardımcı yaklaşımları tanımlamaktadır. Örneğin, öğrencilerin karşılıklı olarak belli bir konu üzerinde görüşlerini açıklayarak, soruna en uygun çözümü bulmaya çalıştıkları tartışma bir yöntemdir. Bu amaçla kullanılan beyin fırtınası, vızıltı grupları, münazara, forum vb. yaklaşımlar ise birer tekniktir.

1) Beyin Fırtınası Tekniği:
Beyin fırtınası, bireyleri heyecanlı bir ortama yönlendirerek, üretici ( yaratıcı) ve orijinal görüşleri ortaya çıkarmaya yarayan bir grup tartışma tekniğidir.
Bu teknik, hayal yoluyla öğrenmeye imkân veren bir öğretme tekniğidir. Eğitim alanında uygulamaları oldukça yeni olan bu teknik, birçok farklı cevabın istendiği sorular ya da farklı çözüm yollarına ihtiyaç duyulan problemlerde başarıyla uygulanır. Kısa süreli tartışma grupları türünde olan beyin fırtınasında belli bir konu üzerinde 5–10 dakika konuşulur. Burada önemli olan husus üretici düşünce ve soruna değişik çözümler bulmadır.

2) Çember Tekniği:
Bir konunun başlatılması, tartışılması ya da yapılan etkinliklerin özetlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla kullanılan öğretim tekniğine çember tekniği denir. Adından da anlaşılacağı gibi grup üyeleri tartışmak amacıyla çember şeklinde otururlar. Din kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerinde de yapılan etkinliklerin değerlendirilmesinde ve özetlenmesinde kullanılabilecek bir öğretim tekniğidir. Çünkü din dersinde eğer tartışma yönteminin teknikleri kullanılmış ise bu tür bir dersteki konular daha çok ahlakî davranışlara yönelik olduğu için tartışılan konunun değerlendirilmesi ve özetlenmesi önem kazanmaktadır.

3) Altı Şapkalı Düşünme Tekniği:
Çocuğun günlük yaşamındaki bilişsel becerilerini geliştirmede yaratıcı problem çözme etkinliği olarak literatüre aktarılan “ Altı Şapkalı Düşünme” tekniği eğitimsel etkinlikleri düzenlemede oldukça yeni ve kullanışlı bir uygulamadır. Altı Şapkalı Düşünme, düşünce ve önerilerin belirli bir düzen içinde sunulması ve sistematikleşmesi için kullanılan bir tekniktir. Altı Şapkalı Düşünme tekniği Din dersinde de kullanılabilecek bir tekniktir.

1. Beyaz Şapka (Tarafsız Şapka): Net bilgiler, sayısal ispatlara dayandırma.
2. Kırmızı Şapka (Duygusal, Kişiselleştirilen Şapka): Heyecanlı, kontrolsüz, tez canlı his ve duygularıyla çabuk davrananlar.
3. Siyah Şapka (Kötümser Şapka): Negatif düşünceler, olumsuz yönlerine bakarak düşünmede tedbir.
4. Sarı Şapka (Avantajlar Şapkası): İyimser, avantaj yaratma ve görme, iyi niyetli, olumlu düşünceler.
5. Mavi Şapka (Değerlendiren Şapka): Kontrol eden, serinkanlı, durumu analiz ederek sonuçlar bulmaya çaba gösteren, değerlendirme yoluyla sorunlara çözüm arayan.
6. Yeşil Şapka (Yaratıcılık Şapkası): Yenilikçi, üretken, girişimci, değişikliğe açık, alternatif düşünceler.

4) Workshop Tekniği:
 Bireylerin ortak bir konu üzerinde çalışmalarını, düşünmelerini, öğrenmelerini sağlayan tekniğe Workshop( çalışma atölyesi, çalışma grubu) denir. Workshop, bireyleri belli bir yerde kısa bir zaman diliminde toplayarak ortak eğitim, ilgi ve iş problemlerini bir araya getirerek, bu problemlerin çözümü üzerinde öğretim yapılan bir tekniktir. Özellikle Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinin temel ilkelerine ve amaçlarına hizmet edici bir öğretim tekniğidir. Öğrencilerin ahlaki davranışlar ve problemler konusunda birlikte çalışmaları, öğrenmeleri ve ortak görüş, çözümlere varmaları çok önemlidir. Workshop tekniği de bunun için uygundur.

5) Gösteri Demostrasyon Tekniği:
 Gösteri ders konularında geçen varlık, olgu ya da olayların bir takım araç ve gereçlerle gösterilerek açıklanması temeline dayanan öğrenme tekniğidir.
 Gösteri dinleyiciye hem görebilecek, , hem de duyabilecekleri bir ortamda malzemenin tanıtıldığı, yeniliklerin sınıfa gösterildiği, ilke ve uygulamaları açıklayan gösterilerle konunun açıklandığı bir tekniktir.
6) Öğrencilerin Duygu ve Tecrübelerinden Yararlanma Yaklaşımı:
 Din ve ahlak konuları öğretilirken öğrencilerin günlük hayatta edindikleri tecrübelerden, yaşantılardan ve duygularından yola çıkılarak onlara yeni duygular ve tecrübeler kazandırılabilir. Çünkü duygu ve tecrübeler insanın davranışlarına yön verir. Bunlar gelecekteki hayatımıza yön verir. Din dersinin görevi bilinçaltına itilmiş olan bu ve benzeri tecrübeleri bilinç üstüne çıkarmaktır. Böylece bu tür sorunlarda çözüme ulaştırma rolünü din dersi üstlenmiş olacaktır.

 Yukarıda bahsedilen tekniklerin dışında din kültürü dersinde şu teknikler de kullanılmaktadır:
4) Büyük- Küçük Gurup Tartışması
5) Panel
6) Münazara
7) Vızıltı Grupları
8) Akrostiş
9) Başka-Ters Başka
10) Görüş Geliştirme
11) Konuşan Resimler Tekniği
12) Sinektik Tekniği

b) Teknik Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Yukarıda saydığımız teknikler din öğretiminde kullanılan tekniklerdir. Drama açısından baktığımızda bu teknikler kullanılırken dikkat edilmesi gerekli hususlar vardır. Bu teknikleri dramayla beraber düşündüğümüz zaman dramanın din öğretiminde kullanılabilirliğini daha iyi anlamış olacağız.
Din öğretiminde teknik seçilirken şu hususlara dikkat edilmelidir:

1. Öğretme teknikleri, belirli hedef ve davranışları gerçekleştirecek biçimde seçilip örgütlenmelidir.
2. Teknikler, öğretme etkinliklerini monotonluktan kurtarıcı nitelikte olmalı ve değişik etkinlikler için değişik teknikler uygulanmalıdır.
3. Teknikler, öğretimin bireyselleştirilmesini sağlayıcı nitelikte olmalı.
4.  Öğretme teknikleri, öğrenme yaşantılarının tutarlılığını, kaynaşıklığını sağlayıcı nitelikte olmalıdır.
5. Öğretme etkinlikleri, ortak çalışma ve grup psikolojisini teşvik edici nitelikte olmalı, sosyalleşmeyi sağlamalıdır.
6. Teknikler, öğrencilere kendi eğitimsel yaşantılarını planlama gücü kazandırıcı olmalıdır.
7. Teknikler, öğrencinin faaliyetlere etkin biçimde katılmasını sağlayıcı olmalıdır.


c) Drama Tekniğinin Din Öğretiminde Kullanılması
Drama tekniği yaparak yaşayarak öğrenmeyi merkeze alan bir tekniktir. Bu açıdan modern eğitim anlayışlarının da öğrenci merkezliliği düşünüldüğünde dramanın modern eğitim anlayışlarına uygun yapıda olduğu söylenebilir.
Din öğretimi kendine has yapısı itibariyle yavan bir eğitim- öğretim olmaktan öte, çok alternatifli, öğrencilerin zevkle takip edecekleri ve sıkılmadan öğrenecekleri biçimde düzenlenmelidir.
Din öğretimi, konusu ve amaçları itibariyle drama tekniği gibi aktif öğretim yöntemlerini daha çok kullanmalıdır. Özellikle de orta öğretim düzeyinde öğrencilere, soyut konuların anlatılmasında eğlenceli bir ortamda bu konuları daha rahat kavratmak mümkündür. Ayrıca öğrencilere ahlaki öğütler verme yerine direkt yaşantılar sağlamak, yaşayarak öğrenme anlayışına daha uygun düşmektedir.
Diğer tüm tekniklerde olduğu gibi drama tekniğinde de bazı üstün yönler ve sınırlılıklar mevcuttur.

Dramanın Üstün Yönleri 
1. Öğrencilerin dikkat, konuşma, dinleme, anlatım algılama ve yorumlama gibi iletişim yeteneklerini geliştirir.
2. Topluluk karşısında konuşma becerilerini geliştirir.
3.  Seslerini, duygu ve düşünceye tonlandırma becerisi kazandırır.
4. Öğrencilerin duygu ve heyecanlarını harekete geçirir.
5. Kelimelerin doğru telaffuzunu ve kelime hazinesini geliştirir.
6. Hayal ve yorum gücünü geliştirir.
7. Karmaşık olayları anlaşılır hale getirir.
8. Birlikte çalışma alışkanlığı kazandırır
9. empati becerisi geliştirir.
10. Öğrencilerin karşılaşacakları duruma hazırlayarak soğukkanlı olmalarını sağlar.

Dramanın Sınırlılıkları
1. Çok büyük gruplarda uygulanması zordur.
2. Fazla zaman gerektirdiğinden zamanın ekonomik kullanılması gerektiğinde kullanılamaz.
3. Bazı öğrencilerin karakterleri ya da olayları anlamaları güç olabilir.
4. Yetenekli öğrencileri durumu tekellerine alabilir.
5. Öğrenciler rollerini oynarken aşırıya gidebilirler.
6. Rol oynama-öğrenci-ders arasında iyi ilişki kurulamazsa yöntem amacından uzaklaşabilir.

d)  Drama Tekniğinin Din Öğretiminde Kullanılabilme İmkânı
Drama önemli bir öğrenme yoludur. İnsanın bireysel ve toplumsal sorunlar üzerinde düşünmesi dramayla kolaylıkla sağlanabilir. Drama aracılığıyla olaylar ve bunlar arsındaki ilişkiler kolay bir şekilde anlatılabilir. Dramada insanlar bilgi ve yaşantıları üzerine, hayal ettikleri bir dünya yaratırlar. Böyle bir dünyayı yaratma ve bunu başkalarına yansıtma ile insanlar kendilerini ve içinde yaşadıkları dünyayı kolayca anlayabilirler.

Drama bir iletişim biçimi olduğu için yaşamın merkezinde bulunur. Drama, kişilere yaşamını paylaştığı diğer insanlara kendilerini etkili olarak açıklama şansı verir. Bunun yanında drama , bir durumda başkalarının duygularını öğrenmek ve kendini başkalarının yerine koymak için insana güç verir.
Dramanın bahsedilen yönlerinden özellikle kişinin yaşadığı gerçek dünyayı algılamasına yardımcı olması ve yaşamın merkezinde oluşu, empati yeteneğini geliştirmesi dramanın din öğretiminde kullanılmasına sebep teşkil edecek özelliklerdendir.
Drama tekniği kullanıldığı takdirde din öğretimine birçok yönden katkıda bulunabilir.

Durum ve olaylar din öğretimi için vazgeçilmez malzemeler ortaya koymaktadır. Durum ve olaylar üzerinden yapılan örneklemeler Din öğretiminin yapısı itibariyle önem arz etmektedir. Varlıklar için varlıkların önemi ve modelleri ne ise, durum ve olaylar için de dramatik etkinlikler yahut dramatik etkinlik esasına dayanan drama da odur. Başkalarının kimliğine bürünerek, onların hislerini hissedip, düşüncelerini düşünmeyi öğrencilere yaşama fırsatı vermesinden dolayı, drama özel bir önem taşımaktadır.

Ahlaki konularda öğrencilerin doğal tepkilerini ortaya koymaları ve bunların düzeltilmesine imkân tanıdığı için dram yöntemine başvurulabilir. Yalan, gıybet, hırsızlık merhamet, sevgi gibi duyuşsal alandaki amaçların gerçekleştirilmesinde etkin bir tekniktir.

Öğretmen öğrencilerin dersten sıkıldıkları anlarda drama tekniğini kullanarak öğrencilerin günlük hayatlarını, gözlemlerini ve geçmiş yaşantılarını sınıfa taşıyabilir. Örneğin “Toplumsal Görevlerimiz Ve Din” konusu işlenirken drama tekniği kullanılarak derse aktif katılımları sağlanıp, dersten sıkılmaları önlenebilir.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi drama tekniğinin türleri için de çok uygun bir derstir. Örneğin birçok dini hikâye, olay bu tekniğin türleri kullanılarak sınıf ortamına taşınabilir ve öğrenme daha kalıcı, aktif ve kolay hale getirilebilir. Ancak bu konuda öğretmenin yeterli bilgiye sahip olması ve öğrencilerin yanlış bilgiler edinmeyip, yanlış davranışlara girmemelerine dikkat edilmelidir.

Drama tekniğinin; öğrencilerin iyi rolü iyi canlandıramaması, gerçekçi durumların bulunamaması ve öğrencilerin değerlendirilememesi konuları bu tekniğin sınırlılıklarındandır. Ayrıca bazı konuların da dramaya uygun olmaması da bir sınırlılıktır.
Din Öğretiminde Dramanın uygulanabileceği durumlarda şu başlıklar altında toplanabilir:
1) İslam tarihinde geçen durum ve olayların drama etkinlikleriyle sınıf ortamına getirilebilme imkânı.
2) Ahlak öğretiminde, iyi ve kötü huyların açıklanmasında drama tekniği uygulanabilir. Örneğin: kıskançlık, yalanın, israfın kötülüğünün açıklanmasında, küçüklere sevgi, büyüklere saygı, yoksullara yardımın güzelliğinin gösterilmesinde drama ahlak öğretiminin kuru bilgiler olarak kalmasına engel olabilir.
3) öğrencilerin empati kurmalarını sağlayarak, birbirlerinin düşüncelerine saygılı olmalarını ve birbirlerine hoşgörülü olmalarını öğretebilir.
4) bu teknik özellikle ahlaki konularda öğrencilerin doğal tepkilerini ortaya koymaları ve bunların düzeltilmesine imkan tanıdığı için başvurulabilir. Yalan, gıybet, hırsızlık, merhamet, sevgi gibi duyuşsal alandaki amaçların gerçekleştirilmesinde etkin bir tekniktir.

e) Din Öğretiminde Drama Uygulamaları Örnekleri

 Örnek Drama Etkinliği–1

Konu: Dinimiz Anne-Babamıza, Büyüklerimize İyi Davranmamızı Öğütler

Öğrencilerden biri dede, biri anne, biri de çocuk olur. Anne dedeye hiç iyi davranmaz, sürekli azarlar. Çocuk okuldan dönünce annesi ona para verip gidip bakkaldan ekmek almasın ister. Ama çocuk bakkala gitmek istemez ve şöyle der:……….
Öğretmen oyunu burada bitirir ve “siz çocuğun yerinde olsaydınız ne söylerdiniz?” şeklinde sınıfa soru yöneltilir. Düşünmeleri için öğrencilere iki-üç dakika süre tanır. Daha sonra öncelikli olarak istekli öğrencilere cevap hakkı verilir. 


Örnek Drama Etkinliği–2

Konu: “Hz. Muhammed’in ailesi içindeki örnek davranışları

Uygulanışı:
Öğretmen: Hz. Muhammed ve aile hayatı ile ilgili bulduğunuz örnekleri arkadaşlarınıza bir oyunla sunabiliriz. Böylece o davranışları görerek, üzerinde konuşup benimsememiz daha kolay olur. Bunun için gruplar oluşturalım. Seçtiğimiz örnekleri drama ile sınıfa sunalım. Sınıftaki arkadaşlarımız da bu örneklerin hangi konuyla ilgili olduğunu bulmaya çalışsınlar.

1.Grup.
Yasemi seslendirir: Bir gün Hz. Ali ve Hz. Muhammed birlikte zeytin yer.
Hz. Ali: (zeytinleri yer ve çekirdeklerini Hz. Muhammed’in önüne koyar.)
—Ya Muhammed! Ne kadar çok zeytin yemişsin öyle! Önünde birçok çekirdek var.
Hz Muhammed:
— Ya ali senin önünde hiç çekirdek yok, ne kadar acıkmışsın. Çekirdekleri bile yutmuşsun.
Öğretmen: arkadaşlar, bu oyun hangi davranışa örnek?
Fatma: Hz Muhammed’in aile bireyleriyle şakalaşmasına örnektir.
Öğretmen: Şakalaşmak güzel bir davranış mıdır?
İpek: Evet öğretmenim. Yerinde ve ölçülü yapılırsa güzeldir. İnsanlar arasında sevgiyi, samimiyeti artırır. Sürekli ciddi olmak ve samimi olmak hiç hoş değil. Çevremizden insanları uzaklaştırırız.
Öğretmen: öyleyse, hayatımızda zaman zaman şakaya yer vermemiz iyi olur mu?
Recep: tabii ki öğretmenim, biz de arkadaşlarımızla ölçülü şakalar yaparak, hoş vakit geçirebiliriz.

Örnek Drama Etkinliği–3

Konu: “İftar Sevinci”

Bu drama etkinliği ile oruç konusu öğrencilere hayatın içinden enstantaneleri hatırlatmak suretiyle anlatılabilir. Özellikle iftar gibi bazı oruç ile ilgili kavramlar öğrenciye verilmeye çalışılır.
Öğrencilerden bir anne bir baba bir de çocuk rolleri seçilir. İftar saati yaklaştığında bir ailede yaşanabilecek ortamı canlandırmaları istenir. İmsakiyeden iftar saatine bakma, çocuğun pencereye çıkıp okunacak ezanı sabırsızlıkla beklemesine kadar olabilecek enstantaneler canlandırılır. Burada drama tekniğiyle yapılmış bir etkinlik olduğundan olay öğrenciler tarafından doğaçlama olarak canlandırılır.

 

SONUÇ
Drama eğitim-öğretimde birçok açıdan değişik avantajlar sağlamaktadır. Eğitim- öğretimde, yaşayarak öğrenme, aktif öğrenme, çoklu zekâya uygun öğrenme gibi modern eğitim anlayışlarıyla uygunluk arz ettiği görülen dramanın eğitim-öğretim etkinlikleri içerisinde yer alması gerekmektedir.
Dramanın özellikleri göz önüne alınarak, üstünlükleri ve sınırlılıkları dikkate alınarak eğitim-öğretim sürecinde kullanılması gerekir. Bu yapılırken de hangi derste ne kadar kullanılabileceği, nasıl kullanılabileceği iyice düşünülmelidir. Yoksa avantaj gibi görünen birçok husus bir anda dezavantaja dönebilir. Drama sürecindeki öğelerin; araç gereçler, katılımcılar ve öğretmenin bu konudaki yeterliliğinin drama uygulamalarını etkileyeceği unutulmamalıdır. Eğer süreç içindeki bu öğelerden biri veya birkaçı eksik olduğunda drama eğitim-öğretim sürecine katkı da ulunmak şöyle dursun zarar verir.
Din eğitim-öğretiminde de drama tekniğinden yararlanılması gerekir. Bu teknik, sırf teknik çeşitliliği olsun diye değil, bu tekniğinin üstünlüklerinden, birçok soyut konuyu, ahlaki veya gayr-ı ahlaki davranışların çok kolay bir şekilde öğretilmesindeki katkısı düşünülerek yapılmalıdır.
Dinlerin toplumdaki yanlış davranışları düzeltme fonksiyonunu ve bunun din eğitim- öğretimiyle ilişkisi düşünüldüğünde dramanın önemi daha iyi anlaşılacaktır. Drama tekniği ile toplumda yaşanan iyi, güzel ve kötü, çirkin davranışlar sınıf ortamında daha iyi tahlil edilebilir. Öğrencilerin iyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı, güzelle çirkini birbirinden ayırmasında drama tekniği çok etkindir.
Dini kıssaların, olay ve olguların anlatılmasında da drama tekniği rahatlıkla kullanılabilir. Bu sebeplerle drama tekniği din eğitim- öğretiminde kullanıma son derece elverişlidir. Ancak başta da belirttiğimiz gibi bunun olabilmesi dramanın tüm unsurlarının, süreçlerinin iyi tahlil edilmesiyle mümkündür. Öğretmenlerin önce kendilerinin drama tekniğini iyi öğrenmeleri gerekmekte, sonra da öğrencileri (katılımcı veya izleyici) dramadaki rollerini yerine getirmede iyi motive etmesi gereklidir.

 
Nurullah Bora
Sakarya Üniversitesi S.B.E.
Felsefe ve Din Bilimleri A.B.D
Din Eğitimi Bölümü


DİPNOTLAR:
[1]  Prof.dr. Gönel Mübeccel, Dalkılıç Uyar Nursel; Çocuk Eğitiminde Drama( Yöntem ve Uygulamalar); 1999, İstanbul, Epsilon Yayınları, Syf 23.

[1] Türkçe sözlük, TDK Yayınları, Ankara, 1988

[1]  ERDEN, Münire, Sosyal Bilgiler Öğretimi, Alkım Yayınevi, Ankara, 1998

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Doç. Dr. Baran Gülen, Bulut Şenay, Çimen Serap; Eğitimde Drama,1981, İstanbul, Ya-pa Yayınları, syf. 18.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; Yaşayarak öğrenme için Eğitici Drama( Kuramsal Temellerle Uygulama teknikleri ve Örnekleri); 2003,İstanbul, Epsilon Yayınları, Syf.32-

[1]  Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e,, syf. 37.

[1]  Doç. Dr. Alev Önder, Eğitici Drama Uygulamaları, 2003, İstanbul, Morpa Kültür Yayınları, Syf. 125-126

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e,, syf.45, 46

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e,, syf. 42

[1]Doç. Dr. ÖNDER Alev; A.g.e, Syf. 29.

[1] Kavcar, Cahit; “ Türkçe Öğretiminde Dramatizasyonun Önemi” Türk Dilinin Öğretimi Toplantısı ( Bildiriler), Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayını, Ankara 1988.

[1] Prof. dr. Gönen Mübeccel, Dalkılıç Uyar Nursel; ,a.g.e,, Syf 60.

[1] Doç. Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,, Syf. 21

[1] Prof.dr. Gönen Mübeccel, Dalkılıç Uyar Nursel; ,a.g.e,, Syf 61.

[1] BİLEN, Mürüvvet, Plandan Uygulamaya Öğretim, Takav Matbaacılık, Ankara, 1993

[1] Doç. Dr. Alev Önder, ,a.g.e,, Syf. 47

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e,, syf. 97.

[1]  Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e, syf. 98.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,, Syf.91.

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri, a.g.e, syf. 100.

[1]  Adıgüzel, Ömer, Oyun ve yaratıcı drama ilişkisi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1993.

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e, syf. 101.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,, Syf. 30.

[1] Yazkan, Mustafa; “ İlköğretim Okullarının 1. Kademesinde Dinlediğini Anlama Davranışının Kazandırılmasına Dramatizasyonun Etkisi”, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul,2000, syf. 67

[1]  Özışık, Alev; “ İlköğretim 6. Sınıflarda Türkçe Öğretiminde Yeni Teknikler Kullanarak Metin Anlamayı Geliştirme” Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul,1997, Syf. 81.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,, Syf. 138.

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e, syf. 112.

[1]  A.g.e.,

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e, syf. 110.

[1] ERDEN, Münire, ,a.g.e,.

[1]  BİLEN, Mürüvvet, ,a.g.e,, Syf. 127.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,, Syf. 139

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,, Syf. 139

[1] ALTAY, Berat, “ Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Dramanın Kullanımı”, T.e.d. Ankara Koleji, Türkçe ve Edebiyat Öğretimi Sempozyumu, 3 Mayıs 1997.

[1] Prof.dr. Gönen Mübeccel, Dalkılıç Uyar Nursel; ,a.g.e,, Syf.55.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,,syf.140

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,,syf.141

[1] Prof.dr. Gönen  Mübeccel, Dalkılıç Uyar Nursel; ,a.g.e,, Syf.72

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,,syf.139.

[1] Prof.dr. Gönen  Mübeccel, Dalkılıç Uyar Nursel; ,a.g.e,, Syf. 50.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,, Syf.145.

[1] Bilir, Ş., Metin, N., Bal, s., Anaokuluna Devam eden 4-6 yaş grubundaki çocukların nicelik kavramı ile ilgili Becerilerinin incelenmesi 8. YA-PA Okul Öncesi Eğitimi ve Yaygınlaştırılması Semineri, (Bursa,1992). (  Gönen, Dalkılıç; “Çocuk Eğitiminde Drama” kitabından naklen)

[1] Prof.dr. Gönen  Mübeccel, Dalkılıç Uyar Nursel; ,a.g.e,, Syf.146.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,,syf.147.

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,,syf.148.

[1] ÖZYURT, Selahattin, ,a.g.e,, Syf. 42

[1] ERDEN, Münire, ,a.g.e,, Syf. 142

[1] ERDEN, Münire, ,a.g.e,, Syf. 143

[1] MERTER, Ferdi, Okullarda Tiyatro Klavuzu ve On Piyes, Etibank Kültür Hizmeti, Syf.16

[1] Doç.Dr. ÖNDER Alev; ,a.g.e,,syf.101.

[1] Prof.dr. Gönen Mübeccel, Dalkılıç Uyar Nursel; ,a.g.e,, Syf.69.

[1] ERDEN, Münire, ,a.g.e,, Syf. 143

[1] Doç. Dr. Aral Neriman, Ve diğerleri,a.g.e, syf. 117.

[1] DOĞAN, Recai ve TOSUN Cemal, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretimi (6-8), PegemA Yay. , 2003, Syf. 81

[1] Prof. Dr. AYDIN, Zeki Mehmet, Din Öğretiminde Yöntemler, 2004, İstanbul, Syf. 122

[1] DOĞAN, Recai ve TOSUN Cemal, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretimi (4-5), PegemA Yay. , 2003, Syf.253

[1] DOĞAN, Recai ve TOSUN Cemal, ,a.g.e,Syf.266

[1] DOĞAN, Recai ve TOSUN Cemal, ,a.g.e,Syf.258

[1] Prof. Dr. AYDIN, Zeki Mehmet, ,a.g.e,, s. 54

[1] ALTAŞ Nurullah, İlköğretim Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Öğretimi, Nobel Yayınları, Ankara,2001,s.76

[1] ALTAŞ Nurullah, ,a.g.e, ,s.76

[1] DOĞAN, Recai ve TOSUN Cemal, a.g.e. s.243

[1]ALTAŞ Nurullah, a.g.e., s.77

[1] DOĞAN, Recai ve TOSUN Cemal, a.g.e. s.247

[1] DOĞAN, Recai ve TOSUN Cemal, a.g.e. s.245

[1] DOĞAN, Recai ve TOSUN Cemal, a.g.e. s.308

[1] Prof. Dr. AYDIN, Zeki Mehmet, a.g.e., s.166

2009-12-27 23:25:38

Okunma 43190 defa
Son Düzenlenme Perşembe, 17 Temmuz 2014 08:06
Bu kategoriden diğerleri: Tezime Dair Bir Değerlendirme.. »
Yorum eklemek için giriş yapın

Twitter Mesajları