Hesabına Giriş Yap

Kullanıcı Adı *
Şifre *
Beni Hatırla

Hesap Oluştur

Yıldızla işaretlenmiş alanların doldurulması zorunludur! (*) are required.
Ad *
Kullanıcı Adı *
Şifre *
Şifreyi Doğrula *
E-mail *
Email Doğrula *

Nurullah Bora

Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Vahiy Ve Akıl Öğrenme Alanı Değerlendirmesi

Öğeyi Oyla
(0 oy)
Yazan  Nurullah Bora | Kategori: Din Eğitimi

Din eğitimi genel eğitimin içinde bir ihtiyaç olarak varlığını sürdüregelmiştir. İnsanın inanma ihtiyacı devam ettiği sürece de var olmaya devam edecektir.

 

 

GİRİŞ

 Genel eğitimin içerisinde din eğitimi bir ihtiyaç olarak varlığını sürdürmüş ve sürdürmeye devam edecektir.  Evrensel bir nitelik taşıyan inanma,  bağlanma ihtiyacı günümüzde daha metotlu ve tutarlı olarak yapılmaya çalışılan eğitim faaliyetlerinin içerisinde de yer almıştır ve almalıdır. Sadece Türkiye’de değil, özellikle yıllarca birçok alanda bizden önde olduğunu düşündüğümüz Avrupa’da ve dünyanın değişik ülkelerinde din eğitiminin eğitimin içerisinde olup olmaması ve olacaksa nasıl olması gerektiği hep tartışma konusu olagelmiştir.

 

Din eğitiminin Türkiye’de ve Avrupa’da bu denli tartışılmasının ana nedeni, Fransız ihtilalinin meyvesi olarak ortaya çıkan laikliktir. Laik bir düzende din eğitiminin yeri olmalımıdır? Olmalıysa nasıl olmalıdır? Bunlar ve bunların uzantısı olan diğer tartışma konuları değişik platformlarda tartışılmış ve bir çözüm arayışına ulaşılmaya çalışılmıştır.

 

Türkiye'de de Cumhuriyet tarihi boyunca dinin devlet, eğitim, toplum ve fert hayatında yerinin ne olması gerektiği konusu tartışılmıştır. Dinle ilgili bu arayış ve tartışmaların önemli bir boyutunu da okullarda din öğretimi oluşturmaktadır. Bu konuda Türkiye oldukça zengin bir deneyime sahiptir. Okullarda din derslerine hiç yer vermemekten, seçmeli ders olarak yer verilmesine, nihayet zorunlu ders haline gelmesine kadar farklı seçenekler denenmiştir. Bu tecrübeler soğukkanlılıkla analiz edildiği takdirde gelecekte oluşturulacak din eğitimi politikalarına önemli katkılar sağlanacaktır. Belirli bir dönem için geliştirilen bir din veya din eğitimi politikasının değişen şartlar göz önüne alınarak yeniden gözden geçirilmesi gerektiği su götürmez bir gerçekliktir. [i]

 

Bu noktada Türkiye’de din eğitiminin yapıldığı kurumlardan birisi olan orta öğretim okullarında şimdiye dek uygulanan programda köklü değişiklikler yapılmıştır.

 

Bu çalışmada bu değişikliklere değinilecek ve bu programın öğrenme alanlarından biri olan “Vahiy ve Akıl” alanı incelenecektir.

 

 Genel eğitimin içerisinde din eğitimi bir ihtiyaç olarak varlığını sürdürmüş 

 

1.  GENEL OLARAK YENİ PROGRAM

 

Program geliştirme, en genel anlamıyla, eğitim programlarının tasarlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve değerlendirme sonucu elde edilen veriler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi sürecidir. Eğitim Terimleri Sözlüğünde, Oğuzkan (1981, s.129) program geliştirmeyi şöyle tanımlamaktadır. "Toplumdaki yeni gelişmeler göz önünde tutularak belli bir öğretim programının ya da bütün programların genel ve özel amaçları, ders konuları, öğretim yöntemleri ve değerlendirme yolları vb. bakımından araştırma ile düzeltilmesi, yenileştirilmesi ve önerilen değişikliklerin denendikten sonra genelleştirilmesi işi."  Varış (1991, s.7) ise, program geliştirmeyi, düzenlenmiş programın, uygulamada, araştırma sonuçlarına göre sürekli olarak geliştirilmesi olarak tanımlamakta ve program geliştirmenin temelinde, sosyo-kültürel ve bilimsel/teknolojik dinamizmin, her geçen gün daha nitelikli insan gücü gerektirmesinin yattığını belirtmektedir.[ii]

 

a.Din Kültürü Dersinin Genel Eğitim İçindeki Yerinin Temellendirilmesi

 

Din kültürü ve A. Bilgisi dersinin gerekliliği, eğitimin içinde yerine getirdiği fonksiyonlar açısından önem arz eder. Yeni programda din eğitiminin niçin olduğu ve olması gerektiğinin şu şekilde temellendirildiğini görüyoruz:

 

Antropolojik-İnsanî Temel:

 

Antropoloji ve Psikoloji araştırmaları özellikle de Din Psikolojisi araştırmaları inanma ve din duygusunun, her insanda doğuştan var olduğunu ortaya koymuştur. Bu tespitlere göre, din duygusu insanda doğuştan getirilen ve hayata bağlı olarak devam eden bir yetenek ve ihtiyaçtır. Bir yetenektir; çünkü, her insan doğuştan, bir yüce varlığa inanma ve bağlanma kabiliyetine sahiptir. Bir ihtiyaçtır; çünkü, her insan doğuştan sahip olduğu bu yeteneğini kullanarak, inanma ile ilgili duygularını doyurma yollarını aramaktadır. Bu anlamda din ve inanma, insanın insan olma özelliklerindendir; âdeta insan varlığının olmazsa olmaz bir parçasıdır.

 

 

Toplumsal Temel:

 

Her şeyden önce insan toplumsal bir varlıktır. Eğitimden beklenen vazgeçilmez görevlerden birisi de yeni yetişen nesilleri toplumsallaştırmasıdır. Toplumsallaştırmayı, kısaca, bireylerin içinde yaşadıkları topluma uyumlarını sağlama şeklinde tanımlayabiliriz.

 

Toplumsal temel veya amaç, davranışlarımızla sorumlu veya davranışlarını tanımak durumunda olduğumuz toplumsal çevreye, İslâm ahlâkı yolu ile yaklaşabilmektir. Hangi görevde ve sosyal faaliyette bulunursak bulunalım, arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerinde bile davranışlarımıza yön veren inanışlarımızı karşılıklı tanımak ve onları hesaba katmak durumundayız. Bu bakımdan sadece kendi inandığımız dini değil, çevremizdeki dinleri, dinî anlayış ve yaşayış şekillerini de tanımak ve göz önünde bulundurmak durumundayız.

 

Kültürel Temel:

 

Kültürel temel veya amaç, sahip bulunduğumuz kültürümüzü büyük ölçüde etkilemiş olan İslâm dinini, yetişmekte olan nesle tanıtmaktır. Edebiyatımızda, musikimizde, hatta niçin öyle değil de böyle hareket etmekte olduğumuzda ve konuşma biçimimizde, dinle ilgili motifler, sembolik ifadeler, çok yönlü izler vardır. Dini öğrenip bilmek, bütün bunları anlamak için kaçınılmazdır. Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersi, okullardaki Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Sosyoloji vb. derslerin işlenmesinde de yardımcıdır ve gereklidir. Tarih dersinde bir olayın yorumlanmasında, Türk Dili ve Edebiyatı dersinde bir fıkranın, bir şiirin anlaşılmasında din bilgilerine daima başvurulacaktır. Kültürün en önemli ögelerinden olan ve kültürümüzü bu kadar derinden etkilemiş olan İslâm dininin öğretimi yapılmazsa o zaman kültürümüzü anlamak zorlaşacaktır.

 

Evrensel Temel:

 

Teknolojideki hızlı gelişmeler, iletişime ve haberleşmeye yansımış, bu da toplumları ve milletleri iç içe yaşar duruma getirmiştir. Küreselleşme ve dünyadaki gelişmelerin her ülkeyi anında etkisi altına alması, eğitim hayatını ve din eğitimini de etkilemiştir. Dünyadaki bu hızlı değişiklikler ülkemizde yaşanılan dinler hakkında da temel bilgilerin öğrenilmesini zorunlu hâle getirmiştir. Bu, diğer toplumları anlayabilmek, onlarla anlaşabilmek, iyi ilişkiler kurabilmek, bu ilişkileri geliştirebilmek için, onların inançlarını, davranışlarını, kültürlerindeki farklılığın sebeplerini ve davranışlarına yön veren değerlerini yakından tanımayı gerektirir. Çünkü diğer toplumların dinî ve ahlâkî yaşayışları hakkında bilgi sahibi olmak, onlarla kolay ilişki kurmayı sağlar.

 

Felsefî Temel:

 

Her eğitim sisteminin yetiştirmek istediği bir “insan tipi” vardır. Bu istek, o eğitim sisteminin şekil ve muhtevasının belirlenmesinde önemli rol oynar. Biz buna millî eğitim politikası da diyebiliriz. Eğitim politikalarının belirlenmesinde ise, o milletin ve devletin sahip olduğu değerlerin rolü büyüktür. Millî Eğitimimizin temel amaçlarına bakıldığı zaman, yetiştirilmek istenilen insan tipine ulaşmada Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinin oldukça büyük bir katkı sağlayacağını görebiliriz.

 

Hukukî Temel:

 

Din öğretiminin hukukî temeli Tevhîd-i Tedrisat Kanunu’na dayanır. Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinin hukukî temelini de Anayasamızın 24. Maddesi oluşturmaktadır. Ayrıca uluslararası birçok antlaşmalar da din öğretiminin yapılmasının bir zorunluluk olduğunu açıkça ifade etmektedirler.[iii]

 

Ayrıca programda bu gerekçelerin dışında Din K.A.B. derslerinin gençlerin zihin dünyasının gelişimine de katkıda bulunduğu belirtilmiştir. Böyle bir temellendirme gerekli midir? Diye düşündüğümüzde aslında Türkiye şartlarında devamlı tartışılan bu konunun bilimsel dayanaklarla desteklenmesinin faydalı olduğunu söyleyebiliriz.

 

b.Program Uygulanırken Uyulacak İlkeler

 

Programda yer alan diğer bir konuda program uygulanırken nelere dikkat edileceği konusu programda bu konuda şu ilkeler ortaya konmuştur.

 

1. Ünitelerle ilgili kazanımlar, Din kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinin genel amaçlarına ulaşmayı sağlayacak şekilde her sınıf için ayrı ayrı belirlenmiştir.

2. Ünitelere ayrılacak süreler ve ünitelerin işleniş sırası; öğrenci seviyesine, ortama ve çevre etkenlerine göre zümre öğretmenlerince belirlenir.

3. Öğrenci düzeyi ve çevre etkenleri dikkate alınarak öğrenme-öğretme etkinliklerinde farklı ünitelerin birbirleriyle bağlantılı olan kazanımları birlikte ele alınabilecektir.

4. Öğrenme-öğretme etkinliklerinde öğrenci düzeyine, eğitim ortamına ve çevre etkenlerine göre öğrencileri aktif kılan öğrenme-öğretme yöntem, teknik ve stratejileri kullanılır.

5.  Öğrenme-öğretme etkinliklerinde, kazanımların edinilmesine yardımcı olabilecek uygun görsel, işitsel ve basılı materyallerden yararlanılır.

6.   Öğrencilere konuları sevdirerek verme yaklaşımı benimsenir.

7.   Öğretme ortamında, din öğretimiyle öğrencilere kazandırılması amaçlanan; insana, düşünceye, hürriyete, ahlâkî olana ve kültürel mirasa saygı çerçevesinde davranmaya,  öncelikle öğretmen özen göstermelidir.

 

Yukarıda verilen ilkeler yol göstericilik açısından önemlidir. Yeni programda ve eski programda ortak olan noktalardan birisi de bu ilkelerdir. Ancak diğer programın kapsamı düşünüldüğünde bu ilkelerin dışında ayrıntılı bir açıklama olmadığı da görülmektedir.

 

 c.Programdaki Temel Yaklaşımlar: Öğrenci Merkezlilik Ve Bilimsellik

 

Yeni programda göze çarpan ancak pratiğe yansıması, özellikle Dinbilimsellik açısından içerikte, tartışmalı olan değişikliklerden, yeniliklerden birisi de programdaki temel yaklaşımlardır. Programda bu temel yaklaşımların: Dinbilimsel Yaklaşım ve Eğitimsel Yaklaşım olduğu söylenmektedir. Programa göre:

 

Eğitimsel Yaklaşım:

Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nda yapılandırmacı yaklaşım, çoklu zekâ, öğrenci merkezli öğrenme gibi yaklaşımlar dikkate alınmıştır. Yapılandırmacı yaklaşıma göre öğrenme sürecinde ön bilgileri harekete geçirme, gelişim düzeyini dikkate alma, etkili iletişim kurma, anlam kurma, uygulama ve değerlendirme önemli kavramlardır. Öğrenci merkezli öğrenmeyi temel alan yapılandırmacı yaklaşım, öğrenme sürecinde öğrenci katılımına ve öğretmen rehberliğine ağırlık vermektedir.

Bu programla, öğrencilerin din ve ahlâkla ilgili konuların öğrenilme sürecinde aktif katılımcı olmaları esas alınmaktadır.  Din ve ahlâk konularını öğrenme aktif bir süreç olarak ele alınmıştır. Programda, öğrencilerin araştırma yapabilecekleri, keşfedebilecekleri, problem çözebilecekleri, çözüm ve yaklaşımlarını paylaşıp tartışabilecekleri ortamların sağlanmasının önemi vurgulanmıştır.

Kısacası yeni program değişen ve gelişen eğitim anlayışlarının din eğitiminde kullanılması gerektiği tezini haklı olarak savunmaktadır. Bu anlayışlarda özellikle yapılandırıcı yaklaşım ve öğrenci merkezli yaklaşımlardır. [iv]

Bu konu mantıklı ve tutarlıdır. Ancak dinbilimsel yaklaşım konusu tartışmalıdır. Program bu konuda şunları söylemektedir:

Dinbilimsel Yaklaşım

Program geliştirme süresi boyunca, gerek İslâm gerekse diğer dinler hakkında bilimsel ve araştırmaya dayalı bilgi ön planda tutulmuş, batıl ve hurafeye dayalı yanlış bilgilerden uzak durulmuştur. İslâm'la ilgili bilgilerde; Kur'an merkezli, birleştirici ve mezhepler üstü bir yaklaşım benimsenerek İslâm kaynaklı bütün dinsel oluşumları kuşatacak kök değerler öne çıkarılmış; inanç, ibadet ve ahlâk alanlarıyla ilgili bu değerlerin, Kur'an'la ve Hz. Peygamberin çabalarıyla oluşturulmuş ve bütün Müslümanları birleştiren ortak paydalar olmasına özen gösterilmiştir. Amaç, yorumlardan birisini telkin edip diğerini dönüştürmek değil; sadece bireylerin, dinî kültür ve ahlâkî değerler hakkında doğru bilgilenmelerini sağlamaktır. Bununla birlikte, dinin anlaşılma biçimleri olarak tanımlanan mezhepler ve dinî oluşumlar, yok sayılmamış; kültürel zenginlik ve farklı düşünce ekolleri olarak görülmüştür. İlk aşamada dinin ortak paydaları, daha sonraki aşamada ise tarih boyunca ortaya çıkan farklı yorumlar hakkında, dinî-kültürel boyutuyla tasvir edici bir tarzda bilgi verilmesi hedeflenmiş ve bu amaçla bazı ünite ve okuma parçaları konulmuştur.  Hatta diğer dinlere de yer verilerek dinler arası açılımlı bir ders niteliği kazandırılmıştır. Bu yaklaşıma uygun olan, bütün dinî ve ahlâkî değerler, öğretime konu edilmiş, ancak din eğitiminde kullanılan yaklaşımlardan birisi olan doktrin merkezli ya da mezhep merkezli bir din öğretimine dönüşmemesine büyük özen gösterilmiştir.[v]

 

Bu konuda programın düştüğü hata dinbilimsellik derken bütün dinlere objektif bakılması anlaşılmasına rağmen konular incelendiğinde böyle bir şeye rastlanmamaktadır. Ayrıca mezhepler üstü sıfatı da, genel kabul görmüş olan Sünni- Hanefi görüşü yansıtıyorsa programın mezhepler üstü olma iddiasında olması yanlıştır. Çünkü mezhepler üstü olması için de tüm mezheplere aynı mesafede durmasını gerektirir. Her ne kadar müfredatta Caferilik Alevilik ve Bektaşiliği anlatan okuma parçaları v.s. varsa da bu onun mezhepler üstü olma vasfını kazandıracak yeterlilikte değildir.[vi]


d.Programın Yapısı

 

Programın yapısında başta gelen konu genel amaçlardır. Burada programın hazırlanmasıyla ulaşılmak istenen genel amaçlar belirlenmiştir. Bu amaçlardan konumuzla(Vahiy ve Akıl) ilgili olanlar koyu yazılı olanlardır.

 

I.      Genel Amaçlar

Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları ve Temel İlkelerine uygun olaraköğrenci;

 

1.      İslâm’ın iman, ibadet ve ahlâk esaslarını tanır.

2.      Dinin, Allah-insan ilişkilerini düzenleyen bir olgu olduğu, dinin evrensel barış kültürünün yerleşmesinde ve hoşgörü ortamının oluşturulmasında katkıda bulunabileceğini benimser.

3.      İnancını akılla bütünleştirir. Kendi dinini, örf ve âdetlerini olduğu kadar diğer insanların dinlerini, örf ve âdetlerini de saygı ve hoşgörü çerçevesinde değerlendirir.

4.      Dinin sevgi boyutunu fark ederek onun insan için vazgeçilmez bir öge olduğu, her şeye karşı sevgiyle ve olumlu yaklaşılması gerektiği bilincine ulaşır.

5.      Büyüklere saygı duymayı ve küçüklere sevgiyle yaklaşmayı davranış hâline getirir.

6.      Din ve ahlâkla ilgili konularda akılcı ve eleştirel yaklaşım sergiler.

7.      İnsanın evrenden kopuk bir varlık olmadığını ön planda tutar.

8.      Dinin "hukukun üstünlüğünü" esas aldığını kavrar.

9.      Toplumdaki farklı dinî anlayış ve yaşayışların dinin özü ile ilgili olmayıp sosyal bir olgu olduğu bilincine varır.

10.  Yerelliklerin zaman zaman dinin evrensel boyutlarının önüne geçirilebileceği durumlar karşısında duyarlı olur.

11.  Din alanında yetkin olan ile olmayanı  ayırır.

12.  İbadetlerin, davranışları geliştirmedeki gücünü fark eder.

13.  Kader kavramını yanlış yorumlayarak sorumluluktan kaçınılamayacağı bilincine sahip olur.

14.  Allah ile iletişim kurmada yapay engelleri aşar.

15.  Çevre, doğal denge ve temizlik bilincine ulaşır.

16.  Dinî ve ahlâkî alandaki temel sorularına cevap arar.

17.  İnanma ve yaşama özgürlüğünün bilincine varır.

18.  Dinî inancının gereklerini ve ibadetlerini başkalarının yol göstermesine ihtiyaç duymaksızın gerçekleştirir.

19.  Dinî ve ahlâkî kavramların anlamını bilir, bunlar arasında ilişkiler kurar, günlük hayatta ve diğer öğrenme alanlarında kullanır.

20.  Doğru dinî bilgiler ile batıl inanç ve hurafeleri ayırt eder.

21.  Dinin öğütleriyle, örf ve âdetlere dayalı sağlıksız dinî oluşumları ayırt eder.

22.  Aklın, dinî sorumluluğun temel şartı olduğunu; dinin aklın kullanılmasını istediğini ve bilimsel bilgiyi teşvik ettiğini benimser. Din ve bilimin insanların mutluluğu için olduğunu fark eder.

23.  Toplumdaki dinî ve ahlâkî davranışları tanır.

24.  Öğrenilen ahlâkî değerleri içselleştirir.

25.  Dinin kültürü oluşturan unsurlardan biri ve diğer unsurlar üzerinde etkili olduğunu fark eder.

26.  İslâm dininde temizliğe verilen önemi fark eder.

27.  Hz. Muhammed’in örnekliğini analiz eder.

28.  İslâm dininde Kur’an-ı Kerim’e verilen önemi kavrar.

29.  Türklerin İslâm uygarlığına yaptığı katkıların farkında olur.

30.  İnanç-ibadet ilişkisinin farkında olur.

31.  Laikliğin din ve vicdan özgürlüğünün garantisi olması gerektiğini benimser.

32.  İslâm’ın barış dini olduğunu benimser.

33.  Hayatın amaçsız olmadığını fark eder ve kendi hayatının amacını sorgular.

34.  Birlikte yaşama ve hoşgörü kültürünü özümser.

35.  Küreselleşen dünyada dinin birleştirici bir rolünün olduğunu kavrar.

36.  Evrensel değerlere kendi dinî bilgi ve bilinçleriyle katılır.

37.  Diğer dinleri temel özellikleriyle tanır.

38.  İslâm’ın medenî ve evrensel değerlerle örtüştüğünü fark eder.

 

            II.      Temel Beceriler

Bu bölümde Din Kültürü dersinin içerdiği kazanımların öğrencilerde zamanla bir takım üst becerilerin ortaya çıkmasını sağlayacağı belirtilmekte ve bu beceriler şöyle sıralanmaktadır:

 

  1. Ahlâklı ve hoşgörülü davranma  
  2. Eleştirel düşünme
  3. İletişim kurma
  4. Problem çözme
  5. Araştırma
  6. Karar verme
  7. Bilgi teknolojilerini kullanma
  8.  Girişimcilik
  9. Metinler arasında anlam ilişkisi kurma
  10. Kişisel ve sosyal değerlere önem verme
  11. Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanma
  12. Çevre bilinci
  13. Öğrenmeyi öğrenme
  14.  Kendini tanıma
  15. Duygu yönetimi
  16. Sorumlu bir şekilde davranma
  17. Farklılıklara saygı
  18. Sosyal değişim
  19. Katılım ve iş birliği
  20. Amaç belirleme
  21.  Karşılıklı bağımlılık
  22. Süreklilik
  23. Etkileşim
  24. Zaman ve mekânı doğru algılama
  25. Kendini ifade etme

         III.      Değerler

Programda bu temel becerilerin yanında içselleştirilmesi amaçlanan bazı değerler vardır. Bu değerlerden konumuzla direk veya dolaylı olanlar koyu yazılmıştır:

  • Adil olma
  • Aile kurumuna önem verme
  • Bağımsızlık
  • Bilimsellik
  • Çalışkanlık
  • Dayanışma
  • Ölçülülük
  • Yumuşak huyluluk
  • Güvenilir olmak
  • Kanaat
  • Cömertlik
  • Sabır
  • Samimiyet
  • Güven
  • Namuslu olmak
  • Alçak gönüllülük
  • Sözünde durmak
  • Emanete riayet etmek
  • Hakikat sevgisi
  • Kardeşlik
  • Duyarlılık
  • Doğruluk
  • Dürüstlük
  • Estetik duyarlılık
  • Hoşgörü
  • Misafirperverlik
  • Sağlıklı olmaya önem verme
  • Saygı
  • Sevgi
  • Sorumluluk
  • Temizlik
  • Vatanseverlik
  • Yardımseverlik
  • Paylaşımcı olmak
  • Fedakârlık

 

E-ÖĞRENME-ÖĞRETME SÜRECI

Yeni programda en önemli konu olan öğrenme-öğretme süreciyle ilgili de, çünkü sürecin eğitim-öğretimdeki önemi bütün eğitimciler tarafından kabul edilmektedir, bir takım açıklamalarda bulunulmuştur.

 

Eğitim-öğretim sürecinin öğrencin hayatla olan irtibatını, hayata bakış açısını değiştirebilecek, onu araştırmacı, sorgulayıcı, yeni şeyler ortaya koyabilen biri veya pasif, etkisiz biri olmasına neden olabileceği inkâr edilemez bir gerçektir.

 

Yeni programda öğrenciyi aktif hale getiren; işbirliğine dayalı, bağımsız öğrenme, öğrenmeyi öğrenme[vii], sınıf dışında eğitim ve bireysel farklılıklara duyarlı eğitim

gibi yaklaşımlar sergilenmiştir.

 

Bu çerçevede:

1.      Öğrenci, öğrenme amaçları ile yöntemlerini belirleme ve uygulama çalışmalarına katılır, etkinliklerde sorumluluk üstlenir.

2.      Öğrenciler; sorunları çözer, edindiği bilgileri arkadaşlarıyla paylaşır ve bu yöntemle sürekli yeni bilgiler edinir.

3.      Öğrenciler; bağımsız olarak öğrenir, bireysel tercihlerini, ilgilerini ve zihin becerilerini öğrenme sürecinde kullanır, öğrenmeyi öğrenir.

4.      Öğretmen, öğrencinin işini kolaylaştırır ve kendi kendine öğrenmesini sağlar.

5.      Öğretmen, öğrencilerin kaynaklara ulaşmasına ve kaynaklardan yararlanmasına katkı sağlar.

6.      Öğretmen, öğrencileri kendi kendilerine değerlendirmelerde bulunmaya özendirir.

 

Şeklinde bir açılama yer almıştır.[viii]

Programda öğrenme-öğretme süreci içerisinde öğrenme-öğretme stratejisi geliştirirken veya seçerken dikkat edilmesi gereken bazı değişkenler sıralanmıştır. Bunlardan bazıları şöyledir:

 

10.  Öğrenme etkinlikleri/yaşantıları, öğrenciler için anlamlı ve önemli olmalıdır.

11.  Öğrenme etkinlikleri/yaşantıları, öğrencilerin psiko-sosyal gelişmişlik düzeyine ayrıca bilişsel ve duyuşsal gelişim basamaklarına uygun olmalıdır.

12.  Öğrenme etkinliklerinin desenlenmesinde, ayrıca yöntem ve tekniklerin seçiminde, öğrencilerin görüş ve önerileri değerlendirilmelidir.

13.  Öğrenme, sonuçla birlikte sürece de yönelik olmalı ve öğrenci başarılarının değerlendirilmesinde, bireysel ayrılıklar ilkesinin etkin olduğu unutulmamalıdır.

14.  Öğrenmede yalnızca bilgiyi aktarmak değil bilgiyi yeniden üretmek, yeni durumlara transfer etmek ve sentez yapmak temel amaç olarak alınmalıdır.

15.  Öğrenme etkinlikleri, hem neyin ne kadar öğrenildiğini hem de nelerin neden öğrenilmediğini belirlemeye yönelik çok amaçlı bir anlayışla değerlendirilmelidir.

16.  Etkinliklere öğrencilerin içsel varoluşları ve özgünlükleri ile katılım desteklenmelidir.

17.  Öğrenme etkinliklerinin değerlendirilmesi, sadece öğrencilerin başarı düzeylerini sıralama ve sınıflamaya dönük bir anlayışla değil, öğrenme sürecinin psikolojik dinamikleri ile bireysel farklılıkları anlamaya ve değişik durumlara uyarlamaya yönelik etkinlikler dizisi olarak yapılandırılmalıdır.

18.  Öğretmen, öğrenciye öğrenmeyi ve kendini şekillendirmeyi öğreten ipuçları vermelidir. Başka bir ifadeyle öğrenmeyi öğretmek, temel alınmalıdır.

19.  Öğretmen, öğrenme etkinliklerinin desenlenmesi aşamasında, öğrencilerine uygun fırsatlar sağlayarak güdülemeli; uygulama ve değerlendirme aşamalarında ise pekiştireçler kullanarak öğrenmenin kalıcılığını artırmalı ve öğrenciye dönüt sağlamalıdır. Bu bağlamda her öğrencinin sürece katılarak haz duyması ve öğretim sonuçlarına ulaşmaktan dolayı doyum sağlaması, temel alınmalıdır.[ix]

 

Bunlardan sonra son dönemde ortak kanaat haline gelen yapılandırıcı yaklaşım, çoklu zekâ ve öğrenen merkezli yaklaşımlar program geliştirilirken esas alındığını görüyoruz. Yani öğrenciye bilgiler birbirini tamamlar nitelikte verilecek, her öğrencinin farklı zekâ türlerinden birisiyle konuyu anlayabileceği varsayılarak bu zekâ türlerine maksimum düzeyde hitab etmeye önem verilecek ve artık eskiden olduğu gibi eğitim- öğretimin merkezinde öğretmen değil o eğitim- öğretimi alması gerekli olan öğrenci olacaktır.[x]

 

 

Öğretmen merkezli stratejiler

(Programda İstenmeyen)

   

Öğrenci merkezli stratejiler

(Programda İstenen)

   

Klâsik sunum

Gösterim

Tüm sınıf tartışması

Rol yapma

Proje

Bağımsız çalışma

 

Hikâye anlatımı

Video gösterimi

Küçük grup tartışması (akran öğretimi)

Kütüphane taraması

Öğrenme merkezleri

 

Programlandırılmış bire bir öğretme

Simülasyon

Okul gezisi

Sorgulama

Programlandırılmış öğrenme

 

 

Alıştırma yapma

İşbirliğine bağlı öğrenme

Keşfetme

Kişiselleştirilmiş öğrenme sistemleri

 

 

 

Drama[xi]

Problem temelli öğrenme

 

 

 

 

Oyun oynama

 

 

 

 

 


















Sınıfta öğretmenin rehber olduğu, öğrencilerin bilgileri kendi kafalarında oluşturduğu yaklaşım yeni programda ileri çıkarılmaktadır. Buna da uygun stratejilerle dersin işlenmesi sağlanmak istenmektedir.[xii]



Öğretim Stratejileri 

Programın bu yaklaşımı mantıklı, tutarlı ve örneklemelerle gerçekçi bir zemine oturtulmuştur. Bu açıdan programın başarılı olduğu söylenebilir.

Din kültürü dersi işlenirken etkinliklerle yapılabilecek uygulamalar verilmiş böylece az önce de dediğimiz programı gerçekçi bir zemine oturtmuş olmaktadır. Bu uygulamalardan bir kaçı şöyle açıklanmıştır:

Örnek Olay Analizi (Çözümlemesi): Öğrencilerin işlenen konuyla ilgili örnek olayları işlenen konu ilkeleri açısından çözümlemesidir. [xiii]

Sonuç Çıkarma: Öğrencilerin işlenen konuda ulaştıkları sonuçları belirlemeleridir.

Geri Plandaki Düşünceleri Bulma: Öğrencilerin işlenen konuyu ya da konuyla ilgili olayları analiz ederek açıkça ifade edilmemiş düşünceleri keşfetmeye çalışmasıdır. Örneğin; kıssa, dinî hikâyeler ve tarihî bir olay işlendiği zaman kişilerin neden böyle davrandıklarını, ne düşünüyor olduklarını bulmadır.

Slogan Bulma: Öğrencilerden işlenen konunun ana düşüncesini yansıtan bir slogan üretmeleri istenir.

Reklâm Hazırlama/Poster Afiş Hazırlama: Öğrencilerin işlenen konuya ilişkin televizyon ya da gazete için tanıtıcı reklâmlar, posterler ya da afişler tasarlamasıdır.

Şiir-Hikâye Yazma: Öğrencilerin işlenen konunun önemli noktalarını yansıtan şiir ya da öykü yazmalarıdır.

Görsel İmge Oluşturma: Öğrencilerin işlenen konuyu, grafik, resim, karikatür, tablo, şema, şekil vb. herhangi bir görsel imge ile göstermesidir.

Önem Sırasına Koyma: Öğrencilerin, işlenen konudaki ana düşünceleri, ilkeleri ya da anahtar sözcükleri önem sırasına koymalarıdır.

Başlık Bulma: Öğrencilerin okudukları bir metin ya da izledikleri olaya başlık koymaları, eğer varsa var olan başlığı değerlendirmeleridir.

Sınıflama: Öğrencilerin belli bir konuda bilgi toplamaları ve onları sınıflayarak sunmalarıdır.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDIRME

Yeni programdaki değişimden ölçme ve değerlendirme de nasibini almıştır. Eğitim- öğretim süreci değişince doğal olarak bu sürece uygun olarak ölçme- değerlendirmenin de değişmesi gerekmektedir. Bu sebeple yeni programda ölçme-değerlendirme klasik biçimden farklı bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Yeni programda ölçme-değerlendirme aşağıdaki tabloda belirtilen tekniklerle yapılmaktadır. Bu teknikler geleneksel tekniklerden çok faklıdır.[xiv]

 

 

Geleneksel Teknikler

Alternatif Teknikler

Çoktan seçmeli testler

Performans değerlendirme

Doğru yanlış soruları

Öğrenci ürün dosyası (portfolyo)

Eşleştirme soruları

Kavram haritaları

Tamamlama (boşluk doldurma) soruları

Yapılandırılmış grid

Kısa cevaplı yazılı yoklamalar

Dereceleme ölçekleri

Uzun cevaplı yazılı yoklamalar

Proje

Soru cevap

Drama

 

Görüşme

 

Yazılı raporlar

 

Gösteri

 

Poster

 

Grup ve/veya akran değerlendirmesi

 

Öz değerlendirme

 

2.ÖĞRENME ALANLARI VE YENİ PROGRAMDA VAHİY VE AKIL ÖĞRENME ALANI

 

Dersin müfredatı içerisinde tüm alanların kazanım sayısı 220’dir. Bunların 27 tanesi

 

Yani % 12 si Vahiy ve Akıl alanına aittir,   

 

Programda bu öğrenme alanıyla ilgili şu açıklamalar yapılmaktadır:

 

“Allah’ın Hz. Muhammed’e gönderdiği vahiylerin tamamı Kur’an’da toplanmıştır. Dolayısıyla Kur’an, tamamıyla vahiy mahsulüdür. Allah'ın insanlığa buyruklarını içermesi ve son ilâhî kitap olması bakımından İslâm inancında Kur'an'ın önemli bir yeri vardır. Allah’ın vahyettikleri içinde aklın algılayamadığı hususlar da bulunmaktadır. Aklın algılama sınırları içindeki vahiyler aklın ilkeleriyle ters düşmez; akıl ve vahiy birbirini tamamlar. Bununla birlikte Allah, vahyin anlaşılması ve yorumlanmasında aklı hakem kılmıştır. Dolayısıyla akıl ve vahiy dinin iki önemli kaynağıdır”[xv]
 

Buraya kadar yapılan yorumlar doğaldır ve gerçekten bu konuyla direk olarak ilgilidir. Ancak hemen bu paragrafın son cümlesinde şu ifadeler geçmektedir. “. İslâm düşüncesinde ortaya çıkan bütün yorumlar dinin anlaşılmasıyla ilgili olup akıl ve vahiyle doğrudan ilgilidir.” Bu ifadeler konunun başka bir yansımasıdır, konuyla direk olarak ilgisi yoktur.

 

 

İç tutarlılık olarak programın seyrine baktığımız zaman; başta verilen Kur’an-ı Kerimle ilgili, vahiyle ilgili bilgilerden sonra 12. sınıfa gelindiğinde, yani sadede gelinen yerde, “İSLÂM DÜŞÜNCESİNDE TASAVVUFÎ YORUMLAR” başlığının bizi karşıladığı görülmekte ve ilk konularla sonuçta gelinen nokta arasında bir ilişki kurulamamaktadır.Çünkü iki konu birbirinden ayrı ele alınması gereken konulardır belki bu konunun başka bir ünite başlığı altında ele alınması daha mantıklı olacaktır. Yani “Vahiy ve Akıl” ayrı bir konudur, “Vahiy ve Yorumu” veya “Din ve Yorumu” bambaşka konulardır. Bu programı değerlendirirken zihnen en çok yorucu gelen konu bu olmuştur. Bunun sebebi de programdaki iç tutarsızlık ve kavramların yanlış kullanılmasıdır. Programda bu öğrenme alanıyla ilgili diğer açıklamalar şöyledir:

 

“Vahiy ve Akıl öğrenme alanıyla; dinde vahiy ve aklın önemini, Kur'an'ı anlama ilkelerini,  yorum farklılıklarının dinle olan ilişkisini ve birlikte yaşama kültürünü öğrenmek hedeflenmektedir.

 

Öğrenciler bu öğrenme alanıyla genel olarak Kur'an'ın İslâm'daki yeri ve önemini, toplanmasını ve çoğaltılmasını, Kur’an ve yorumlanması ile ilgili kavramları, Kur'an'ın temel konularını tanır. Kur'an'ın amacının doğru bilgi, doğru inanç ve doğru davranış olduğunu kavrar ve onu okuyup anlama bilincine varır. Ayrıca İslâm anlayışındaki yorum farklılıklarının nedenlerini sorgulayarak her zaman ve mekânda yeni yorumların kaçınılmaz olduğunu; doğru anlaşılmadığı takdirde ortaya çıkacak zararları önceden kestirir. Yapılan yorumların inançla, amelle ve ahlâkla ilgili olanlarını birbirinden ayırır.  Dinle ilgili yorumların, din farklılığı değil, yorum farklılığı ve birer zenginlik olduğu, dinde çoğulculuk ve dini kolaylaştırma anlamına geldiğini fark eder. Hiçbir İslâm yorumunun İslâm'la özdeşleştirilemeyeceğini kavrar ve birlikte yaşama ve hoşgörü bilincini kazanır.”[xvi] Bu programın ulaştırmak istediği hedef doğru; ancak daha önce de belirttiğimi gibi öğrencilere hoşgörü bilinci kazandırılacaksa bunun sağlam bir temele oturtulması gerekmektedir.

 

Bu öğrenme alanında 9. sınıf düzeyinde Kur'an-ı Kerim'in İslâm dininin temel kaynağı olduğunu, Kur'an'ın tarihini, Kur'an'la ilgili kavramları, Kur'an'ın belli başlı konuları ve Kültürümüzde Kur'an'ın yeri ve önemini[xvii]; 10. sınıf düzeyinde Kur’an’ın temel amaçlarını, Kur'an'ı okumanın önemi ve Kur'an'ı yorumlamanın temel ilkelerini;[xviii] 11. sınıfta İslâm düşüncesinde yorum farklılıklarının sebepleri, İslâm düşüncesinde siyasî-itikadî yorumları, İslâm düşüncesinde amelî-fıkhî yorumları ve İslâm düşüncesinde yorumları birleştiren unsurları;[xix] 12. sınıfta,  tasavvufî düşüncenin gelişimini, tasavvuf düşüncesinde Tanrı-varlık ilişkisini, tasavvuf düşüncesinin ahlâkî boyutu, Kültürümüzde etkin olan Tasavvufî yorumları ile birlikte yaşama ve hoşgörü kültürünü öğrenmeleri hedeflenmektedir.[xx]

 

Vahiy ve akıl öğrenme alanında kullanılacak kavramlar da, Tefsir, İslâm Mezhepleri Tarihi ve Tasavvuf Tarihi disiplinlerinin temel kavramlarıdır. Programda bu öğrenme alanının içeriği açısından öncelikle Hz. Muhammed, Din, Kültür ve Medeniyet öğrenme alanlarıyla ilişkilendirileceği söylenmektedir. Ayrıca bu öğrenme alanında öğrencilerin, Kur'an'ı ve mesajını doğru anlama, farklı yorumlara saygı duyma becerisini geliştirecek etkinliklerle destekleneceği vurgulanmaktadır.[xxi]

 

 

ÖĞRENME ALANI

ÜNİTELER

9. Sınıf

10. Sınıf

11. Sınıf

12. Sınıf

İnanç

 

 

İnsan ve Din

Allah İnancı

İnsan ve Kaderi

Dünya Hayatı ve Ahiret

İbadet

 

 

İbadet ve Temizlik

İslâm’da İbadetler

İslâm’da İbadetlerin Faydaları

Dinlerdeİbadetler

Hz. Muhammed

Hz. Muhammed’in Hayatı

Kur’an’a Göre Hz. Muhammed

Hz. Muhammed’in Örnekliği

Hz. Muhammed’i Anlama

 

Vahiy ve Akıl

Kur’an ve  Ana Konuları

Kur’an ve Yorumu

İslâm DüşüncesindeYorumlar

İslâm Düşüncesinde

Tasavvufî Yorumlar

Ahlâk ve Değerler

 

Değerler ve Aile

Haklar, Özgürlükler ve Din

İslâm ve Barış

Tövbe ve Bağışlama

Din ve Laiklik

 

 

Laiklik ve Din

Atatürk ve Din

Atatürk ve Cumhuriyet Dönemi Din Hizmetleri

Atatürk ve Din Öğretimi

Din, Kültür ve Medeniyet

 

Türkler ve Müslümanlık

İslâm ve Bilim

İslâm ve Estetik

Yaşayan Dinler ve Benzer Özellikleri

 

 

 

 

VAHİY VE AKIL ÖĞRENME ALANI KAZANIMLARI
                                                                                                                                                                              
9. SINIF “KUR’AN VE ANA KONULARI” ÜNİTESİ KAZANIMLARI

1.   Kur’an-ı Kerim’in İslâm dinindeki yeri ve önemini açıklar.

2.   Kur’an-ı Kerim’in indiriliş süreci, kitap hâline getirilmesi ve çoğaltılması ile ilgili bilgileri edinir.

3.   Kur’an-ı Kerim’in iç düzenine ilişkin ‘ayet’, ‘sure’, ‘cüz’, ‘Mushaf’ kavramlarını tanımlar ve Kur’an’dan örnekler gösterir.

4.   Kur’an’ın okunmasıyla ilgili tecvit, mukabele, hatim ve hafızlık kavramlarının anlamlarını araştırır.

5.   Kur’an’ın anlaşılması ve yorumlanması ile ilgili meal ve tefsir kavramlarının anlamlarını ayırt eder.

6.   Kur’an-ı Kerim’in temel konularını (inanç, ibadet, ahlâk) ayırt eder ve bu konulara örnekler verir.

7.   Kültürümüzde Kur’an’a verilen değerle ilgili Hoca Ahmet Yesevî, Yunus Emre, Mevlâna, Hacı Bektaş Veli vb.den örnekler verir.

 

10.SINIF “KUR’AN VE YORUMU” ÜNİTESİ KAZANIMLARI

 

 1.      Kur’an’ın temel amacının doğru bilgi, doğru inanç ve doğru davranış olduğunu kavrar ve Kur’an’dan örnekler verir.

2.      Kur’an-ı Kerim’i okuma, anlama ve yorumlama ile ilgili bilgi sahibi olur.

3.      Müslümanların Kur’an’ı okuyup anlamaya verdiği önemin bilincinde olur.

4.      Kur’an’dan bir ayetin tefsir ve mealini inceler.

5.      Kur’an-ı Kerim’i doğru anlama ve yorumlamanın temel ilkelerini fark eder.

6.      Kur’an’ı anlamak için meal, tefsir gibi kaynaklara başvurur.

 

11.SINIF “İSLÂM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR" ÜNİTESİ KAZANIMLARI

1.      İslâm düşüncesindeki yorum farklılıklarının nedenlerini sorgular.

2.  İslâm’ın dinamik bir din olduğunu, her zaman ve mekânda yeniden anlaşılması ve usulüne göre yorumlanması gerektiğini bilir.

3.      Dinin yanlış anlaşılmasının ortaya çıkaracağı sorunları kestirir.

4.      Haricîlik, Şiîlik, Mu’tezile, Maturidîlik ve Eş’âriliğin inançla ilgili yorumlar olduğunu kavrar.

5.   Caferîlik, Hanefîlik, Malikîlik, Şafiîlik ve Hanbelîlik gibi amelî-fıkhî yorum farklılıklarının sebep ve sonuçlarını araştırır.  

6.      İnanç ve fıkıhla ilgili oluşumların dinî düşüncede zenginlik ve dinde çoğulculuk olduğunun bilincine varır.

7.      İslâm düşüncesindeki yorumların ortak ve değişmez ilkelerini fark eder.

8.      İslâm düşüncesinde ortaya çıkan mezhebi yorumların, İslâm’la özdeşleştirilemeyeceğini kavrar.

 

 

12.SINIF “İSLÂM DÜŞÜNCESİNDE TASAVVUFÎ YORUMLAR " ÜNİTESİ KAZANIMLARI

 

1. İslâm düşüncesinde çeşitli tasavvufî yorumların ortaya çıkış nedenlerini açıklar.

2. Tanrı-varlık ilişkisini yaratıcı-yaratan ilişkisi çerçevesinde açıklar.

3. Yesevîlik, Mevlevîlik ve Alevîlik-Bektaşîliğin tasavvufî bir oluşum olduğunu fark eder.

4. İslâm düşüncesinde ortaya çıkan tasavvufî yorumların, İslâm’la özdeşleştirilemeyeceğini kavrar.

5. Birlikte yaşama ve hoşgörü bilincini kazanır ve bununla ilgili Türk tasavvuf anlayışından örnekler verir.

6. İslâm düşüncesindeki farklı yorumların dinde zenginlik ve dinde çoğulculuk olduğunu kavrar.

 


3. Sonuç: Eskİ- Yenİ Müfredatın Karşılaştırılması ve Önerİler

 

Vahiy ve Akıl alanında yeni olarak Kuran'ı Kerim 9. sınıfta geniş bir şekilde iç düzeni ve tarihi ile tanıtılmakta, 10. sınıfta anlaşılması ve yorumlanması üzerinde durulmakta 11. sınıfta İslam düşüncesindeki yorumlara el alınmakta ve 12. sınıfta ise İslam düşüncesindeki tasavvufi yorumlara yer verilmektedir.

 

Eski programda bu öğrenme alanıyla ilgili doğrudan her hangi bir konuya yer verilmemiştir. 11. sınıfın Türk İslam Kültür ve Uygarlığı ünitesinde İslam düşüncesi ve tasavvuf konusu yer almıştır.[xxii] Buna ilave olarak Yine 11. sınıfın “Evrensel Bir Din Olarak İslamlık” ünitesinde “İslami Bilgilerin Dört Ana Kaynağı: Kitap, Sünnet, Kıyas, İcma” ve “İslam Akıl ve İlim Dinidir” konularında da Vahiy ve Akıl konusun içeriğine yakın konular bulunmaktadır.

 

Bu yeni öğrenme alanında İslam içerisindeki farklı yorumları zenginlik olarak görmesi ve İslam içerisindeki çoğulculuğa referans yapması bir yeniliktir. Fakat bununla birlikte ülkemizde bulunan İslam'ın farklı yorumlarından en belirgini olan Aleviliğe yeterince programda yer verilmemesi bir eksikliktir.. Bu eksiklik okuma parçalarında ilgili konulara yer verilerek giderilmeye çalışılmış ancak daha önce de söylediğimiz gibi konunun kendi içerisinde bir iç tutarlılığının olmaması bu parçaların havada kalmasına sebep olmuştur.

 

Konunun aslında daha etkin verilme olanağı vardır bu olanak da en başta “Vahiy ve Akıl” konusunun ayrı, “Vahiy ve Yorumu” veya “Din ve Yorumu”, “Dini Anlayış Biçimleri”nin farklı olarak ele alınmasıyla sağlanabilir.

 

Verilen okuma parçalarının etkinliğinin olmamsının bir diğer sebebi derste bu okuma parçalarına yeterince yer verilmemesidir. Çünkü zaten din dersine ayrılan ders saati ancak konunun işlenmesine yetebilmektedir.[xxiii].

 

Yeni programda çoğulcu anlayışın bir göstergesi olarak, programda yer alan bu anlayış faklılıklarının sebepleri üzerinde durulmakta ve bu farklılıklardan doğan oluşumlar tanıtılmaktadır. Bu tanıtımla hiçbir İslâmî yorumun İslam'la özdeşleştirilemeyeceğinin kavratılması amaçlanmaktadır. İşte bu noktada bireylere doğrunun tek olmadığı, değişik yorumlarının olabileceği ve din anlayışlarında da insanların çeşitli nedenlerden dolayı farklı düşünebileceği kavratılabilirse kendi dışındaki yorumlara da saygı duyan, onları da kabul eden bireyler yetiştirilmesine katkı sağlayabilir.

 

Yeni programda İslam düşüncesindeki fıkhi yorumlar sayılırken klasik ilmihal öğretisinden farklı olarak Caferiliğe de yer verildiği görülmektedir. Yine 12. sınıfta tasavvufi yorumlara yer verilirken kültürümüzdeki etkin olan tasavvufi yorumlar olarak Yeseviliğe, Mevleviliğe, Alevi-Bektaşiliğe ve Ahiliğe yer verilmektedir. Kültürümüzdeki etkin tasavvufi yorumlar belirlenirken hangi kriterin dikkate alındığı belirgin değildir.[xxiv]

 

Yukarıda bahsettiğimiz programda yer alan değişik dini anlayışlara hoşgörü ve çoğulculuk ile ilgili tüm açıklamalar faydalıdır, din eğitiminde bulunması gereken unsurlardır. Ancak yine tekrar etmek gerekir ki fikri temeli sağlam olmayan bir programdan sonuç beklemek, hele de bu program yapılandırıcı, bilgilerin birbiriyle bütünlüğünün sağlanması gerekli olan ve iç tutarlılığı olması gereken bir programsa, imkânsızdır. Bu sebeple en başta konu üzerinde bu açıdan çalışılması ve konuların öğrenme alanlarının yeniden belirlenmesi, birbiriyle direk ilgili olmayan konuların ayrılması gereklidir.

 

Diğer dini anlayışlara karşı hoşgörünün geliştirilmesi için bu anlayışlara, özellikle ülkemizde yaygın olanlarına, yer verilmesi ve kapsamın programın bütünlüğüne uygun olarak geniş tutulmaya çalışılması gerekmektedir. Bu çoğulculuğu sağlayacak bir adım olabilir.

 

İslam düşüncesinde tasavvufi yorumlar konusunun da yine gerçekçi bir anlayışla ele alınıp, günümüz toplumunda etkinliği bulunmayan veya az bulunan Ahilik ve Mevlevilik yerine etkilediği çoğunluğa göre diğer tasavvufi yorumlara yer verilmesi gerekir.

 

Alevilik konusu tartışmalı bir konudur, bize göre Alevilik konusu Alevilerin de ortak görüşünün alınarak hazırlandığı farklı bir ünitede ele alınıp işlenmesi uygundur.

 

Fıkhi mezheplerden Caferiliğe yer verilmiştir. Bu adımda çoğulculuğu ve dini anlayış zenginliğini göstermesi bakımından gereklidir.

 

Ancak bu programda yer verilmiş veya verilecek konuların belirli kriterlere göre seçilmesi akıl ve bilimin gereğidir.[xxv]

 

 

 

 

KAYNAKÇA

  • Cebeci Suat, Din Eğitimi Bilimi Ve Türkiye’de Din Eğitimi, Akçağ Yayınları, Ankara, 2005
  • KAYMAKCAN, Recep, Yeni Ortaöğretim DKAB Programı İnceleme ve Değerlendirme Raporu
  • Aydın Mehmet Zeki, Almanya'da İslam Din Dersi Programının Hazırlanması,adlı tebliğ, C.Ü. İlahiyat Fakültesi Ve Konrad Adenauer Vakfi tarfindan düzenlenen "Türkiye Ve Almanya'da İslam Din Dersi Tartişmalari" konulu uluslararasi sempozyu, KASIM 1999 Sivas
  • Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi (9.10.11 ve 12.Sınıflar) Öğretim Programı, T.C.  M.E. B. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, Ankara, 2005, s.9-10
  • Bu konuda daha fazla bilgi için bknz. Dr. Aşkın ASAN, Din Eğitiminde Öğrencinin Düşünmeye Yönlendirilmesi, http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar/145/asan.htm 2003–12–23,
  • DURMUŞ Adem, Öğrenmeyi Öğrenmek, http://www.sizinti.com.tr/konu.sizinti?SIN=0cafe9029c&k=157&250215495
  • Özdaş. Ali,Öğretim İlke ve Yöntemleri, İstanbul, 1997
  • Bakınız Ortaöğretim Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı 9,10,11, Kasım Barman, Tutibay Yayınları, Ankara, 2006,s.59-69

 



[i] KAYMAKCAN, Recep.2006 Yeni Ortaöğretim DKAB Programı İnceleme ve Değerlendirme Raporu, s.2

[ii] Aydın Mehmet Zeki, Almanya'da İslam Din Dersi Programının Hazırlanması,adlı tebliğ, C.Ü. İlahiyat Fakültesi Ve Konrad Adenauer Vakfi tarfindan düzenlenen "Türkiye Ve Almanya'da İslam Din Dersi Tartişmalari" konulu uluslararasi sempozyu, KASIM 1999 Sivas,

 

[iii] Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi (9.10.11 ve 12.Sınıflar) Öğretim Programı, T.C.  M.E. B. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, Ankara, 2005, s.9-10

[iv] Geniş bilgi için bknz. KAYMAKCAN, Recep a.g.r. , s, 6–7

[v] Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi Öğretim Programı, , s.12–13

[vi] Geniş bilgi için bknz. KAYMAKCAN, Recep a.g.r. , s, 4–5.

[vii] Bu konuda daha fazla bilgi için bknz. Dr. Aşkın ASAN, Din Eğitiminde Öğrencinin Düşünmeye Yönlendirilmesi, http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar/145/asan.htm 2003–12–23, Adem DURMUŞ, Öğrenmeyi Öğrenmek, http://www.sizinti.com.tr/konu.sizinti?SIN=0cafe9029c&k=157&250215495

[viii] Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi Öğretim Programı, , s.24

[ix] Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi Öğretim Programı, , s.25

[x] Birey merkezli yaklaşım hakkında ayrıntılı bilgi için bknz. Cebeci Suat, Din Eğitimi Bilimi Ve Türkiye’de Din Eğitimi, Akçağ Yayınları, Ankara, 2005

[xi] Bu konuda daha fazla bilgi için bknz. Ali Özdaş. ,Öğretim İlke ve Yöntemleri, İstanbul, 1997

[xii] Bu konuda daha fazla bilgi için bknz. Ali Özdaş. ,Öğretim İlke ve Yöntemleri, İstanbul, 1997

[xiii] Bu konuda daha fazla bilgi için bknz.Özdaş Ali, a.g.e.

[xiv] Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi Öğretim Programı, , s.32

[xv] Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi Öğretim Programı, , s.20

[xvi] Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi Öğretim Programı, , s.20

[xvii] Bakınız Ortaöğretim Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı 9, Kasım Barman, Tutibay Yayınları, Ankara, 2006,s.59-69

[xviii] Bakınız Ortaöğretim Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı 10, Kasım Barman, Tutibay Yayınları, Ankara, 2006,s. 74-81

[xix] Bakınız Ortaöğretim Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı 11, Kasım Barman, Tutibay Yayınları, Ankara, 2006,s. 74–81

[xx] 12. sınıf kitabı önümüzdeki sene kullanılmaya başlanacaktır.

[xxi] Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi Öğretim Programı, , s.20

[xxii] KAYMAKCAN, Recep a.g.r. , s, 25

[xxiii] Bu Konuyla İlgili Orta Öğretim Din K.A.B. öğretmenlerinin bunu destekleyen açıklamaları vardır.

[xxiv] KAYMAKCAN, Recep a.g.r. , s, 25

[xxv] Konuyla ilgili bknz. KAYMAKCAN, Recep a.g.r. , s, 25





Nurullah BORA
Sakarya Üniv. Sosyal Bil. Ens.
Felsefe ve Din Bil. Ana B. Dalı.
Sakarya 2006

Okunma 5703 defa
Son Düzenlenme Pazar, 10 Ağustos 2014 03:21
Yorum eklemek için giriş yapın

Twitter Mesajları

Siteyi Beğen